"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Fazl b. Yahyâ’nın Horasan Valiliği

Bu yıl Fazl b. Yahyâ Horasan’a vali olarak gitti. Orada övgüye değer bir yönetim sergiledi; mescitler ve ribatlar inşa ettirdi ve Maveraünnehir’e seferler düzenledi. Daha önce itaat etmeyi reddeden Uşrûsene hükümdarı da ona boyun eğdi.

Rivayet edildiğine göre Fazl, Horasan’da yerli halktan oluşan büyük bir ordu kurdu ve bu askerlere “Abbâsî taraftarları” adını verdi. Bu birlikleri Abbâsîlere bağladı. Bu ordunun sayısının çok yüksek olduğu, bir kısmının Bağdat’a gönderildiği ve geri kalanının Horasan’da kayıt altına alındığı aktarılır.

Bu olay hakkında Mervân b. Ebî Hafsa şu anlamda şiirler söylemiştir: Fazl’ın savaşta sönmeyen bir yıldız gibi olduğu, Abbâsî hanedanını güçlendirdiği, hem Araplardan hem de Arap olmayanlardan oluşan büyük bir ordu kurduğu, son derece cömert olduğu ve insanlara bol bol ihsanlarda bulunduğu dile getirilir. Onun cömertliği öyle büyüktür ki ne yağmur ne de deniz onun ihsanına yetişebilir. Aynı zamanda savaşta cesur, adalette ise dengeli olduğu vurgulanır.

Şair, Fazl’ın Abbâsî soyuna mensup olmasını ve onların Peygamber’e olan yakınlığını da övgüyle anar. Ayrıca onun her gün insanlara ihsanlarda bulunduğunu ve cömertliğinin sınır tanımadığını ifade eder.

Mervân b. Ebî Hafsa, Fazl’ın huzurunda başka şiirler de okuyarak onun cömertliğini ve İslam’a katkılarını över. Hatta bir annenin çocuğu korktuğunda onu Fazl’ın adıyla sakinleştirdiğini söyleyecek kadar onun güven verici bir şahsiyet olduğunu anlatır.

Rivayete göre Fazl, şaire yüz bin dirhem para, kıymetli elbiseler ve bir binek hayvanı hediye etti. Şair de bu ziyaretinden toplam yedi yüz bin dirhem kazandığını söylemiştir.

Salm el-Hasîr de Fazl’ı öven şiirler söylemiş ve onun bulunduğu yerde kimsenin korkuya kapılmayacağını, Barmekîlerin himayesinin güven verdiğini ifade etmiştir. Ayrıca Fazl’ın hem cömertlikte hem savaşta üstün olduğu, küçük yaşlardan itibaren yüksek makamlara layık görüldüğü belirtilir.

Fazl’ın kumandanlarından İbrahim b. Cibril onunla birlikte Horasan’a gitmiş, başlangıçta isteksiz olduğu için Fazl’ın tepkisini çekmiştir. Ancak daha sonra Fazl onu Sicistan valisi yapmış, elde ettiği gelirleri tekrar ona vermiş ve ayrıca büyük miktarda para ihsan etmiştir. İbrahim, Fazl’ın güvenlik güçlerinin başında bulunmuş ve onun adına Kabil’e sefer düzenleyerek büyük ganimetler elde etmiştir.

Rivayete göre İbrahim bu seferler sonucunda çok büyük bir servet elde etmiş ve Bağdat’a döndüğünde Fazl’a değerli hediyeler sunmak istemiştir. Ancak Fazl bu hediyeleri kabul etmemiş ve “Seni soymaya gelmedim” diyerek hepsini geri çevirmiştir. Sadece Sicistan’a ait bir kamçıyı kabul etmiştir. İbrahim vergi gelirlerini de ona sunmak isteyince Fazl bunları da ona bırakmıştır.

Fazl Horasan’dan döndüğünde er-Reşîd onu büyük bir törenle karşıladı. Hâşimîler, komutanlar ve devlet ileri gelenleri onun gelişini kutladı. Fazl bu sırada insanlara yüz binlerce dirhem dağıttı. Şairler bu olayı da öven şiirlerle dile getirdiler; onun düşmanları uzaklaştırdığı, adaleti tesis ettiği ve halkı korkudan kurtardığı anlatıldı.

Rivayete göre Fazl’ın huzurunda para dolu torbalar bulunuyor, ancak o bunların mühürlerini bile açmıyordu. Onun cömertliği karşısında şairler hayranlıklarını dile getirmiştir.

Aynı yıl Muâviye b. Zufar yaz seferine, Süleyman b. Reşid ise kış seferine çıktı. Ayrıca Mekke valisi Muhammed b. İbrahim hac emirliği yaptı.

https://kutsalayet.de/harthama-b-ayanin-ifrikiyede-duzeni-saglamasi/,https://kutsalayet.de/yuz-yetmis-dokuzuncu-yil-olaylari/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız