İki deniz bir değildir; şu tatlıdır, susuzluğu giderir ve içimi hoştur, şu ise tuzlu ve acıdır. Bununla beraber her ikisinden de taze et yersiniz ve takındığınız süsler çıkarırsınız. Gemilerin onda suyu yararak ilerlediğini görürsün ki O’nun lütfundan rızık arayasınız ve umulur ki şükredersiniz.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve mâ (ve değil) yestevî (eşit olur) el-bahrâni (iki deniz). Hâzâ (bu) ‘azbun (tatlıdır) furâtun (susuzluğu giderici) sâigun (kolay içimli) şerâbuhû (içeceği), ve hâzâ (ve bu) milhun (tuzludur) ucâcun (acı). Ve min (ve her birinden) kullin (her) te’kulûne (yersiniz) lahmen (et) tariyyen (taze) ve testahricûne (ve çıkarırsınız) hılyeten (süs eşyası) telbesûnehâ (taktığınız). Ve tera (ve görürsün) el-fulke (gemileri) fîhi (onda) mevâhira (yararak giden) li-tebtegû (aramanız için) min (den) fadlihî (O’nun lütfundan) ve le‘allekum (umulur ki siz) teşkurûne (şükredersiniz).
Mukatil Tefsiri
İki deniz, yani tatlı su ile tuzlu su bir değildir; şu tatlıdır, yani güzeldir ve içimi kolaydır, içen kimse onu rahatlıkla içer; şu ise tuzlu ve acıdır, bitki bitirmez. Bununla birlikte hem tuzlu hem tatlı sudan taze et, yani balık yersiniz ve takındığınız süsü, yani inciyi çıkarırsınız. Gemilerin onda suyu yararak ilerlediğini görürsün; burada gemilerin suyu yararak ilerlemesinden maksat, iki geminin aynı rüzgârla, biri gelirken diğeri gider hâlde hareket etmesi ve birbirlerine karşı yönden gelmeleridir. Bütün bunlar denizde O’nun lütfundan, yani rızkından aramanız ve umulur ki şükretmeniz içindir.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: İki deniz birbirine denk değildir ve bir olmazlar; bunlardan biri tatlı ve son derece hoş sudur. Fırat, tatlı suyun en tatlı olanıdır. Diğeri ise tuzlu ve acıdır; bu, yeşil denizin suyudur. Ücâc ise acı demektir ve bu su, suların en tuzlusudur. Nitekim bize Bişr rivayet etti, dedi ki: Bize Yezîd rivayet etti, dedi ki: Bize Saîd, Katâde’den rivayet etti; Katâde, şu ise tuzlu ve acıdır sözü hakkında, ücâc acı demektir, dedi. Her ikisinden de taze et yersiniz ifadesinin anlamı, bütün denizlerden taze et, yani hem tatlı olanından hem de tuzlu ve acı olanından balık yemenizdir. Takındığınız süsler çıkarırsınız ifadesiyle de tuzlu ve acı sudan çıkardığınız inci ve mercan kastedilmektedir. Süs çıkarırsınız ifadesinin neden yalnızca tuzlu sudan çıkarıldığı hâlde bu şekilde kullanıldığını daha önce tekrar etmeye ihtiyaç bırakmayacak biçimde açıklamıştık. Gemilerin onda suyu yararak ilerlediğini görürsün ifadesiyle yüce Allah, bütün bu denizlerde gemilerin suyu göğüsleriyle yararak ilerlediğini bildirmektedir; geminin ilerlerken suyu göğsüyle yarıp açmasına mâhira denir. Bu fiil, geminin suyu göğsüyle yararak ilerlemesini ifade eder. Bu konuda söylediğimizin benzerini tevil ehli de söylemiştir. Bu görüşü söyleyenlerin rivayeti şöyledir: Bize Bişr rivayet etti, dedi ki: Bize Yezîd rivayet etti, dedi ki: Bize Saîd, Katâde’den rivayet etti; Katâde, her ikisinden de taze et yersiniz sözü hakkında, yani her ikisinden de, takındığınız süsler çıkarırsınız sözü hakkında, bu incidir, gemilerin onda suyu yararak ilerlediğini görürsün sözü hakkında ise, gemiler aynı rüzgârla biri gelirken diğeri gider hâlde hareket ederler, demiştir. Bize Ali rivayet etti, dedi ki: Bize Ebû Sâlih rivayet etti, dedi ki: Bana Muâviye, Ali’den, o da İbn Abbas’tan, gemilerin onda suyu yararak ilerlediğini görürsün sözü hakkında rivayet etti; İbn Abbas, yani akıp giden gemiler, demiştir. O’nun lütfundan arayasınız ifadesinin anlamı ise bu denizlerde gemilere binerek geçiminizi sağlayacak şeyleri aramanız, ticaretleriniz için oralarda dolaşmanız ve Allah’ın bunları sizin hizmetinize vermesine, size güzel rızıklardan ve değerli süslerden nasip etmesine şükretmenizdir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…