Onlardan kimi seni dinler. Biz onların kalpleri üzerine onu anlamamaları için örtüler, kulaklarına da ağırlık koyduk. Her türlü ayeti görseler bile ona inanmazlar. Nihayet sana geldiklerinde seninle tartışırlar; inkâr edenler: “Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir” derler.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve minhum (ve onlardan) men yestemiu ileyk (seni dinleyenler vardır) ve cealna (ve kıldık) ala kulubihim (kalplerinin üzerine) ekinneten (örtüler) en yefkahuhu (onu anlamamaları için) ve fi azanihim vakra (ve kulaklarında ağırlık vardır) ve in yerav (ve eğer görseler) kulle ayetin (her ayeti) la yu’minu biha (ona inanmazlar) hatta iza cauke (nihayet sana geldiklerinde) yucadiluneke (seninle tartışırlar) yekulullezine keferu (o inkâr edenler derler ki) in haza (bu ancak) illa esatirul evvelin (öncekilerin masallarıdır)
Mukatil Tefsiri
Onlardan, yani Mekke kâfirlerinden kimisi sen Kur’an okurken seni dinler; bu Nadr b. Hâris’tir. Biz onların kalpleri üzerine, Kur’an’ı anlamamaları için örtüler koyduk; kulaklarına da ağırlık verdik, artık işitmezler. Yine bütün ayetleri görseler bile –ayın yarılması ve duman gibi– bunların Allah’tan olduğuna inanmazlar. Nihayet sana geldiklerinde Kur’an’ın Allah’tan olmadığını ileri sürerek seninle tartışırlar. İnkâr edenler, yani Nadr şöyle der: “Bu Kur’an, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.” Yani önceki insanların haberleri, Rüstem ve İsfendiyâr’ın hikâyeleri.
Taberi Tefsiri
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…