De ki: “Rabbim beni dosdoğru yola, sapasağlam dine, Allah’a ortak koşmayan İbrahim’in dinine iletti. O, müşriklerden değildi.”
Diyanet Vakfı
De ki: Şüphesiz Rabbim beni doğru yola, dosdoğru dine, Allahı birleyen İbrahimin dinine iletti. O, ortak koşanlardan değildi.
Kurtubi Tefsiri
De ki: “Hiç şüphesiz, Rabbim beni dosdoğru bir yola, dimdik ayakta duran bir dîne, Hanif olan İbrahim’in dinine İletti. O, müşriklerden olmadı.”
Bu âyete dair açıklamalarımızı dört başlık halinde sunacağız:
1. Allah’ın Dosdoğru Yolu:
Yüce Allah, önce kâfirlerin apaçık bir şekilde tefrikaya düştüklerini beyan etti:
“De ki: Hiç şüphesiz Rabbim beni dosdoğru bir yola… iletti”
âyetinde de Allah’ın kendisini dosdoğru bir din olan İbrahim’in dinine ilettiğini beyan etmektedir.
“Bir dine” kelimesi, hal olarak nasbedilmiştir. Bu, Kutrub’dan nakledilen açıklamaya göredir. el-Ahfeş’ten nakledilen görüşe göre ise bu, ” Beni… iletti” ile nasbedilmiştir. Yani beni… bu yola iletti. Başkası ise şöyle demektedir: Bu, manaya hamlederek nasbedilmiştir. Çünkü,
“beni iletti” bana… bildiğini öğretti anlamındadır.
“Dosdoğru yol” anlamındaki lâfzın “sıraf’tan bedel olması da mümkündür. Yani: Beni dosdoğru bir yola… dine iletti. Bir fiil takdiri ile mansub olduğu da söylenmiştir. Sanki: … dinime tabi olunuz, dinimi bilip tanıyınız, demiş gibidir.
“Dimdik ayakta duran” âyetini, Kûfeliler ve İbn Âmir “kap harfini esreli, şeddesiz ve “yâ” harfini üstün olarak; “Tokluk” gibi mastar olarak, fakat dine sıfat olmak üzere okumuşlardır. Diğerleri ise, “kaf harfini üstün, “ye” harfini ise esreli ve şeddeli olarak okumuşlardır ki, bu iki farklı söyleyiştir. Buradeki “ye” harfinin aslı ise, “vav” harfidir. Daha sonra “vav” harfi “ye” harfine idğam edilmiştir, “ölü,” kelimesi gibi. Âyet; Hiçbir eğriliği bulunmayan dosdoğru bir din, anlamındadır.
“İbrahim’in dinine” âyeti,
“dinden” bedeldir.
“Hanif olan” âyeti ise, ez-Zeccâc,
“İbrahim”den hal olduğunu söylemiştir. Ali b. Süleyman ise: Kastediyorum, kelimesinin takdiri ile mansubdur demiştir.