De ki: Bana vahyedilende, onu yiyecek bir kimse için haram kılınmış bir şey bulamıyorum; ancak leş, akıtılmış kan veya domuz eti —çünkü o pistir— yahut Allah’tan başkası adına kesilmiş bir günah olması hâli müstesna. Kim mecbur kalırsa, haddi aşmadan ve taşkınlık etmeden, şüphesiz Rabbin bağışlayıcıdır, merhametlidir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Kul la ecidu fi ma uhiye ileyye muharramen ala taimin yatamuhu (de ki bana vahyedilende yiyen kimseye haram edilmiş bir şey bulmuyorum) illa en yekune meyteten ev demen mesfuhan ev lahme hinzirin (ancak leş akıtılmış kan veya domuz eti olursa) fe innehu ricsun (çünkü o pistir) ev fisken uhille li gayrillahi bih (yahut Allah’tan başkası adına kesilmiş günahkâr bir şey olursa) fe menidturra gayre bagin ve la adin (kim mecbur kalırsa taşkınlık ve sınırı aşma olmadan) fe inne rabbeke gafurur rahim (şüphesiz Rabbin bağışlayan ve merhamet edendir)
Mukatil Tefsiri
Dediler ki: Ey Muhammed, atalarımız bunu nereden haram kıldı? Bunun üzerine Allah Peygamberine vahyetti: “De ki: Bana vahyedilende, onu yiyecek bir kimse için haram kılınmış bir şey bulamıyorum.” Yani yenilecek bir yiyecek olarak. “Ancak leş veya akıtılmış kan” yani akan kan, “veya domuz eti —çünkü o pistir—” yani günahtır. “Veya bir fısk olarak Allah’tan başkası adına kesilmiş olan.” Yani Allah’tan başkası için kesilmiş hayvan. “Kim bunlardan birine mecbur kalırsa”, kendisine haram kılınan şeylerden, “haddi aşmadan”, yani bunu dininde helal saymadan, “ve taşkınlık etmeden”, yani zaruret olmadığı hâlde yiyerek sınırı aşmadan, “şüphesiz Rabbin bağışlayıcıdır”, haram yemesi sebebiyle, “merhametlidir.” Yani zaruret hâlinde haramı mubah kıldığı için.
Taberi Tefsiri
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…