Rabbin hiçbir şeye muhtaç olmayandır, rahmet sahibidir. Dilerse sizi ortadan kaldırır ve sizden sonra dilediğini yerinize getirir; tıpkı sizi başka bir kavmin ardından meydana getirdiği gibi.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve rabbukel ganiyyu zur rahmeh (Rabbin zengindir rahmet sahibidir) in yeşe yuzhibkum (dilerse sizi giderir) ve yestahlif min badikum ma yeşa (ve sizden sonra dilediğini getirir) kema enşeekum min zurriyyeti kavmin aharin (sizi başka bir kavmin soyundan yarattığı gibi)
Mukatil Tefsiri
Rabbin, yarattıklarının ibadetine muhtaç olmayandır ve rahmet sahibidir, yani nimet sahibidir; bu sebeple onların, yani Mekke kâfirlerinin üzerine azabı hemen getirme. Dilerse sizi bir helâkle ortadan kaldırır ve sizi helâk ettikten sonra arkanızdan sizden başka bir topluluğu yerinize getirir; dilediğini getirir, dilerse sizin benzerinizi, dilerse sizden daha üstün ve Allah’a daha itaatkâr olanları getirir. Tıpkı sizi meydana getirdiği, yani yarattığı gibi, başka bir kavmin soyundan; bununla Nûh’un gemisinde bulunanların soyunu kastetmektedir.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Ey Muhammed, kullarına emrettiği şeyleri emreden, onları yasakladığı şeylerden meneden, itaate karşılık sevap veren ve isyana karşılık ceza veren Rabbin, kendilerine emirler verip yasaklar koyduğu kullarından, onların amellerinden ve kendisine yaptıkları ibadetten hiçbir şeye muhtaç değildir; asıl onlar O’na muhtaçtırlar. Çünkü onların hayatları, ölümleri, rızıkları, yiyecekleri, yararları ve zararları O’nun elindedir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Ey Muhammed, onları kendilerine ihtiyacım olduğu için yaratmadım; kendilerine emrettiğim şeyleri, amellerine ihtiyacım bulunduğu için emretmedim ve kendilerini yasakladığım şeylerden de bu sebeple men etmedim; fakat rahmetimle onlara lütufta bulunmak ve iyilik yaptıkları takdirde iyiliklerinin karşılığını kendilerine vermek için bunu yaptım; çünkü ben şefkat ve rahmet sahibiyim. Dilerse sizi ortadan kaldırır ve sizden sonra dilediğini yerinize getirir sözüne gelince, bunun anlamı şudur: Ey Muhammed, yaratılmışlarını onlara veya onların kendisine itaatine ihtiyaç duymaksızın yaratan Rabbin dilerse sizi ortadan kaldırır; yani Âdemoğullarından yaratmış olduğu bu yaratılmışları helâk eder ve sizden sonra dilediğini yerinize getirir; yani sizin yok olup helâk olmanızdan sonra yeryüzünde sizin yerinizi alacak sizden başka yaratılmışlar ve başka ümmetler meydana getirir. Tıpkı sizi başka bir kavmin ardından meydana getirdiği gibi; yani sizden önce bulunmuş başka yaratılmışlardan sonra sizi var edip meydana getirdiği gibi. Buradaki edatın anlamı ardıllıktır; nitekim dilde, dinarın yerine sana bir elbise verdim, anlamında dinarından sana bir elbise verdim denilebilir; burada elbisenin dinarın bir parçası olduğu kastedilmez. Aynı şekilde, sizi meydana getirdiği gibi sözüyle hitap edilen kimselerin başka bir kavmin sulbünden yaratıldıkları kastedilmemiştir; aksine bizim açıkladığımız üzere, kendilerinden önce helâk olmuş başka bir topluluğun yerine ve ardından yaratılmış olmaları kastedilmiştir. Zürriyet kelimesi ise Allah yaratılmışları yarattı anlamındaki fiilden türemiştir; önce hemzeli olarak kullanılmış, ardından hemze terk edilmiş ve kelime hemzesiz söylenmiştir; sonra da belirli bir isim kalıbında kullanılmıştır. Öncekilerden bazılarının bunu başka bir kalıpla okuduğu, bir başkasının ise farklı bir kalıpla okuduğu rivayet edilmiştir. Şehirlerin kıraat âlimleri arasında yaygın olan okuyuş ise kelimenin ilk harfi ötreli ve yâ harfi şeddeli olan okuyuşudur. Bunun türeyişini daha önce burada tekrar etmeye ihtiyaç bırakmayacak şekilde açıklamıştık. İnşâ kelimesinin asıl anlamı da meydana getirmek ve başlatmaktır; nitekim bir kimse topluluğa konuşmaya başladığında, falan konuşmaya başladı, denilir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…