"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Ekinlerden verilen zekat

Bu konunun temeli, Kitap, Sünnet ve icmadır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
“Devşirilip toplandığı gün de hakkını (zekat ve sadakasını) verin.” (En’âm Suresi: 141)
Sünnete gelince; Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki:
“Beş vesk (653 kg) miktarının aşağısında zekat yoktur.”
Buhari ve Müslim ittifak etmiştir.
İlim ehli, buğday, arpa, hurma ve kuru üzümde zekatın vacip olduğu hususunda icma etmişlerdir. Bunu ise İbn Münzir ve İbn Abdilberr söylemiştir.

Ölçekle ölçülen, uzun süre kalabilen, insanların topraklarında ektikleri maddelerden olma –hububat ve meyve gibi– kuru olma özellikleri bulunanların hepsini bünyesinde toplamış olan ekin ve meyvelerde zekat vaciptir.
İster bunlar buğday gibi ölçülen, mercimek gibi uzun süre kalabilen bakliyat olan ya da tohum ve çekirdekleri bulunan kimyon, çekirdek, keten çekirdeği, tere tohumu, bakla danesi gibi bakliyat ya da diğer hububatlardan olsun, fark etmez.
Ve yine söz konusu olan özellikleri taşıyan hurma, kuru üzüm, badem ve fıstık gibi meyvelerden de zekat vaciptir. Diğer meyve ve sebzelerde ise zekat yoktur.

Buna benzer bir görüş, Ebu Yusuf ile Muhammed’e aittir. Onlar:
Ağırlığı beş vesk’e (653 kg) ulaşmadığı sürece, toprağın çıkarıp da üzerinde kalıcı bir meyvesi bulunan ürünlerinden zekat alınmaz, demişlerdir.

Bu görüşün dayanağı, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in:
“Gökyüzünün suladığından öşür vardır.” buyruğudur. Bu, kapsamına giren her şeyde zekatın vacip olduğunu gerektirmektedir.

Bu hükümden ise ölçülmeyen ve danesi olmayanlar kapsam dışındadır.
Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şu gelen kavlinin mefhumu bunu göstermektedir:
“Beş vesk (653 kg) miktarına ulaşmadığı sürece dane ve hurmada zekat yoktur.”

Hadis-i şerif, içinde söz konusu olan vesklendirme ifadesinin bulunmadığı ürünlerde zekatın olmayacağına delalet eder.
Bu da kilo ile ölçülüp tartılanlar demektir ve ölçülüp tartılacak olan şeyler, bu genel kapsama dahil edilir.

Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur:
“Sebzelerde ise sadaka yoktur.”

İmam Mâlik ve İmam Şafiî der ki: Hurma ve kuru üzüm dışındaki ürünlerde zekat yoktur.
Danelerde ise ancak muhtar seçim neticesinde, tartılabilecek durumda olursa vardır.
Zeytinde ise ihtilaf bulunmaktadır.

İmam Ahmed’den nakledildiğine göre zekat, sadece buğday, arpa, hurma ve kuru üzümde vardır.
Tuz ise arpadan bir cinse sahiptir.
Zira bundan başkasında ise ne bir nas ve ne de bir icma gelmiştir.
Aynı şekilde bundan başkasına ışık tutacak ne bir delil ve ne de görüş birliği yer almaktadır.
Dolayısıyla aslı üzere kalır.

Ebu Hanife ise şöyle demiştir: Odun, kamış ve otlar dışında, ziraat ve ekimi ile topraktan nemalanmayı kasdettiği her şeyden zekat vacip olur.
Çünkü hadis-i şerifte şöyle buyurur:
“Gökyüzünün suladığından öşür vardır.” Bu da umum bildirmektedir.

Kendi kendine yetişip biten ve sadece almak suretiyle elde edilen bitkilerde ise bir şey yoktur.
Çünkü bunlara hayazetinde olmak üzere malik olunur.
Zekat ise bir ürünün olgunlaşma zamanı geldiği vakit vacip olur ve bu zaman zarfında da (henüz olgunlaşmadığı için) ona malik olmuş sayılmaz; bu sebeple de onda vücubiyet söz konusu olmaz.

“Dane” ve “ürün” sayılmayan şeylerde ise zekat vacip değildir; ister bunlar ölçülebilen ve stoklanabilen ürünlerden olsun yahut olmasın, fark etmez.
Çünkü bunlar hakkında açıklanmış bir ifade yoktur; bu anlama gelen bir şey de yoktur.

Nitekim Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in:
“Beş vesk (653 kg) miktarına ulaşmadığı sürece dane ve hurmada zekat yoktur.”
sözünün mefhumundan anlaşılan, zekatın bu ikisinin dışındakilerde vacip olmayacağı yönündedir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/zekat-farz-olduktan-sonra-mal-sahibinin-olmesi/,https://kutsalayet.de/ekin-ve-meyvelerdeki-zekatin-nisabi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız