Ağaç ve ekinler üç kısma ayrılır:
Bir ihtiyaca binaen kesilip yok edilenler. Düşman kalelerine yakınlaşmak için, onlarla Müslümanları savaşmaktan engelleyen ya da siper koymaları suretiyle onları (ağaçları vb.) kesmek veyahut yolu genişletmek için kesmek ve yok etmek durumu. Bunun yanında bizi engellemek ve yok etmek için inşa ettikleri bu tür yapıları yıkmak da caizdir. el-Muvaffak: Bildiğimiz kadarıyla bunda bir ihtilaf yoktur, demiştir.
Kesilmesi halinde zararın Müslümanlara da dokunması. Mesela bunların kalmasıyla istifade etmeleri, hayvanlarını bunlarla yemlemeleri, gölgelenmeleri yahut yapraklarından yemeleri veyahut bizimle düşmanlar arasında adet üzere kalması söz konusu olan bir durumun baş göstermesi… Bunu biz onlara layık görecek olursak, onlar da bunu bize reva görmüş olacakları için bunların kesilmesi haram sayılır. Çünkü bunların kesilmesiyle zararı Müslümanlara da sirayet etmiş olacaktır.
Bu iki kısmın dışında kalan ve zararı Müslümanlara erişmeyen, bir faydası da olmayan sadece kafirleri kızdıracak olan ve onlara bir tür zarar vermiş olacak olan ağaç ve ekinlerin kesilip tahrip edilmesi. İşte bu hususta iki görüş gelmiştir:
Birincisi: (Bunu kesmek ve yıkmak) caiz olmaz. Bunu, Evzai, Leys ve Ebu Sevr söylemiştir. Çünkü bu noktada Hz. Ebu Bekir’in (az önce geçen) vasiyeti gelmiştir. Bir de bu tam bir telef sayıldığı için -hayvanların öldürülmesinde olduğu gibi- caiz değildir.
İkincisi: Caiz olur. Bunu ise İmam Malik, İmam Şafii ve İshak söylemiştir. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Hurma ağaçlarından, herhangi birini kesmeniz veya olduğu gibi bırakmanız hep Allah’ın izniyledir ve O’nun yoldan çıkanları rezil etmesi içindir.” (Haşr Suresi: 5) İbn Ömer’in naklettiği üzere; “Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), Beni Nadir kabilesine ait bir hurma ağaçlığını yakmış ve kesmiştir. Bunun üzerine de ‘Hurma ağaçlarından, herhangi birini kesmeniz veya olduğu gibi bırakmanız hep Allah’ın izniyledir…’ (Haşr Suresi: 5) ayeti nazil olmuştur.” Buharî ve Müslim ittifak etmiştir.