Bir kimse, doğduğu hâlde fecrin henüz doğmadığını ya da battığı hâlde güneşin de henüz batmadığını zanneder de bir şey yiyecek olursa, o orucu kaza etmesi gerekir. Bu, fakihlerin ve diğer ilim adamlarının çoğunluğunun görüşüdür. Çünkü bu kişi, oruç hakkında kendi isteğiyle ve bilgisi dâhilinde yemek yemiş olacağından dolayı, sanki şek günü yemek yemiş kimsenin durumu gibidir. Bunun yanında oruç vaktini bilmemesi de mazur olması anlamına gelmez. Durumu da Ramazan’ın ilk gününü bilmemesine benzer. Bir de bundan kaçınmak imkân dâhilindedir ve bu hâliyle, kasten yemek yiyen kişiye de benzer; ama yanılarak yemek yiyenden ayrılır. Çünkü bundan kaçınmak mümkün değildir (yani kendi elinde değildir).
Hişam b. Urve’nin, Fâtıma’dan, onun da Esma bint Ebû Bekir (radıyallahu anh) ’tan yaptığı nakle göre, o şöyle demiştir:
“Bizler, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in zamanında yağışlı bir günde iftar etmiştik. Sonra da güneş meydana çıktı.”
Bir süre sonra (râvî olan) Hişam b. Urve’ye: “Onlar bugünün orucunu kaza etmekle emrolundular mı?” diye soruldu. Hişam da: “Kaza etmekten kurtuluş yoktur.” cevabını verdi.
Fecrin doğduğu hususunda şüpheli olduğu hâlde bir şeyler yiyecek olursa ve doğduğu noktasında da bir şey belli değilse, bunda o orucu kaza etmesi gerekli değildir. Fecrin doğduğuna dair kesin bir kanaat getirene kadar da o yemekten yiyebilir. Bu, Evzâî, İmam Şâfiî ve Rey ashabının görüşüdür. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurur:
“Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yeyin, için…” (Bakara Suresi: 187)
“Yeme”nin uzatılma süresi, buradaki söz konusu ayırt edilmenin sonu vaktidir. Kimi zaman da ayırt edilmeden önce de insan, şüpheye düşebilmektedir. Öyleyse, orucu kaza etmesi vacip olursa, o zaman yemek yemesi de kendisine haram olur. Çünkü asıl olan gecenin bekasıdır (yani hâlen sürmekte olduğudur) ve bu durumda ondan dolayı meydana gelecek olan şüphenin vakti de, gittiği kesin olarak bilinmeyen vakittir.
İmam Mâlik ise bu durumda kaza etmesi gerekir; çünkü aslolan, orucun hâlen o kişinin zimmetinde devam etmekte olduğudur ve oruç da şüpheyle sakıt olmaz, demiştir.
Güneşin battığına dair bir şüphesi olduğu hâlde yemek yiyecek olur ve ayırt edilme de belli değilse, bu durumda onu kaza etmesi gerekir. Çünkü aslolan gündüzün devam ettiğidir.