"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Davalının beyyine sunması ve iki beyyinenin çelişmesi

Kim, başkasının elinde olan bir şeyde iddiada bulunur ve diğeri de buna karşı çıkacak olursa, o vakit her ikisinin de beyyine (delil, belge vb.) getirmeleri gerekir. Davacının beyyinesi “harici beyyine” diye isimlendirilirken, davalının beyyinesi ise “dahili beyyine” diye isimlendirilir. İki beyyinenin çelişmesi konusunda İmam Ahmed’den farklı görüşler gelmiştir. Ondan meşhur olarak geldiğine göre iddia sahibinin (davacının) beyyinesi önceliklidir ve hiçbir durumda davalının beyyinesi dinlenmez. Bu, İshak’ın kavlidir. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Ancak beyyine de davalıya, yemin etmek de karşı çıkana düşer.” Beyyine, cinsini iddia sahibinin üzerine yüklemiştir; dolayısıyla da davalı üzerinde bir beyyine yükümlülüğü kalmamış oldu. Bir de davacının beyyine getirmesinin birçok faydası vardır; zira ortada olmayan bir şeyi ispat eder, ama karşı çıkan kişinin beyyinesi ise ancak elin delalet ettiği (ortada bulunan) açık şeyi ispat eder ki, bunun da bir faydası yoktur.

Ondan (İmam Ahmed) gelen ikinci görüş ise şöyledir: Eğer dahili beyyinesi bulunan kişi, mülkün kendisine ait olduğuna dair sebep gösterip şahitlik eder ve: “Bu mülkün bana ait olduğuna dair belgem var.” derse, malı satın alırsa, buna dair şahit getirirse veya diğerinin beyyinesi tarih olarak daha eski olursa, bu durumda onun beyyinesi öne geçer, aksi halde iddia sahibinin beyyinesi öne alınır. Bu, şahidin tekrarının olmadığı konularda baş gösteren elde etme ve şahid getirme durumlarında Ebu Hanife’nin kabul ettiği görüştür. Çünkü sebebe şahitlik etmesi halinde bu, elin ifade edemediği şeyi o ifade ediyor demektir. Nitekim Cabir’den şöyle rivayet edilmiştir: “İki adam bir deve üzerinde hak iddia ederek Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e başvurdular. Her birisi: ‘Bu devenin bana ait olduğuna dair şahidim var.’ dedi ve beyyinesini ikame etti. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de hüküm vererek elinde beyyinesi olana o deveyi verdi.”

Ebu’l-Hattab şu üçüncü görüşü de zikretmiştir: Davacının beyyinesi her halükarda öne geçer. Bu ise İmam Şafii ve Ebu Ubeyd’in kavlidir. (O) der ki: Bu, Medine ve Şam ehlinin de görüşünü oluşturmaktadır. Bu görüşü ileri sürenler, davalının beyyinesinin sorumluluk açısından daha kuvvetli olduğunu söylemişlerdir. Çünkü asıl (delil) onunladır ve onun yemini davacının yemininden daha öncelikli gelir. Buna göre iki beyyine çelişecek olursa, beyyinede olan şey üzere hükmün icra edilmesi ve onun takdim etmesi vacip olur, sanki ikisinden birisinin beyyinesi yokmuş gibi değerlendirilir. Nitekim Cabir hadisi de buna delalet eder.

Beyyinelerden hangisini ilk olarak takdim edecek olursak, bu beyyinesiyle beraber sahibi yemin etmek durumunda değildir; çünkü her iki beyyine de tercih sebebidir. Öyleyse bunda yalnız başına göre hüküm verilmesi icap eder. İmam Şafii iki görüşünden birisinde: Elinde beyyinesi bulunan kişinin yemin etmesi istenir; zira tarafların beyyinesi, çelişki sebebiyle sakıt olmuştur, bu durumda sanki beyyinesi yokmuş gibi kabul edilir, demiştir.

Ellerinde bulunan ayni bir mal hakkında iki kişi anlaşmazlık yaşasalar ve her ikisi de malın kendilerine ait olduğunu iddia etseler ve ikisine ait beyyineleri de olmazsa, bu durumda herkes sahibi noktasında yemin eder ve mal da ikisi arasında yarı yarıya bölüştürülüp verilir. el-Muvaffak der ki: Bunda bir ihtilafın olduğunu bilmiyoruz. Her ikisi de yeminden imtina etseler mal yine ikisi arasında kalır. Çünkü her biri yeminden imtina etmekle diğerinin elinde bulunan mala hak sahibidir. Taraflardan birisi imtina edip, diğeri de yemin ederse, bu durumda onun lehine tümü hakkında hüküm verilir; zira yemini ile elinde olanlara hak sahibi olmuş demektir. (Diğer) sahibinin elinde ise ya yeminden dolayı imtinası kalmıştır veya sahibinin imtinası sırasında geri verilen yemini kalmıştır. Eğer taraflardan birisinin beyyinesi olur da diğerinin olmazsa, beyyinesi bulunan kişi lehinde hüküm verilir.

el-Muvaffak şöyle demiştir: Bunda bir ihtilafın bulunduğunu bilmiyoruz. Eğer taraflardan her biri kendisi için bir beyyine ikame etse ve eşitlenseler, bu durumda beyyineler çatışmış sayılır ve mal da taraflar arasında ikiye taksim edilir. Bunu, İmam Şafii, Ebu Sevr ve rey ashabı söylemiştir. Zira taraflardan her birisi malın yarısında kapsam içi, diğer yarısında da kapsam dışı sayılmış olacaklarından, o vakit taraflardan her birinin kendi elindeki beyyinesi, beyyine-i dahil şeklinde ikame eden kimse yanında ve beyyine-i hariç şeklinde de öne geçen kimse yanında sahibi elindeki şeyler noktasında öne geçmiş olur. Dolayısıyla da her iki görüş üzere eşitlenmiş olurlar. Şu görüşte ihtilaf edilmiştir: Bu taraflardan her birisi, haklarında verilen “yarı yarıya hükmü” çerçevesinde yemin etmek durumundalar mı veya yemin edilmese de olur mu?

Nakledildiğine göre, yemin edilmelidir. Çünkü tercih olmaksızın iki beyyine çelişecek olursa, ikisinin de sakıt olması zorunlu olur. Sakıt oldukları zaman da onlar elinde beyyinesi olmayan başka kimseler sayılmış olurlar. Bu, İmam Şafii’nin iki kavlinden birisini oluşturur. Gelen diğer görüşe göre, yemin edilmeden de söz konusu mal ikisi arasında taksim edilebilir. Bu ise İmam Malik, Ebu Hanife ve iki görüşünden diğerine göre İmam Şafii’ye aittir. el-Muvaffak der ki: Bu, daha doğru olan görüştür. Bu iki beyyinenin, eşit olan iki habere kıyas edilmesi doğru olmaz; zira her bir beyyine, her iki görüşten biri hakkında söz konusu olan malın yarı yarıya verilmesi noktasında tercih edilmektedir.

Sayısı fazla ve adaleti de meşhur diye iki beyyineden birisi, diğerine tercih sebebi olamaz. Bunu, Ebu Hanife ve İmam Şafii söylemiştir. Çünkü şahitlik şeriata göre takdir edilir, haliyle ilavenin olmasıyla da şahitlik farklılaşmaz. el-Muvaffak der ki: Sayının fazla ve adaletinin de meşhur olması sebebiyle beyyine diğerine tercih edilebilir. Bu ise İmam Malik’in kavlidir. Çünkü (ifade edilen) haberlerden her biri, bunu tercih eder; dolayısıyla şahitlik etmek de bunu icra eder; zira o da haber vermek demektir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/nikah-konusunda-yemin-talep-etmek/,https://kutsalayet.de/844860/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız