Çok az bir istisna dışında ilim ehlinin icmasına göre mücahidler, savaş topraklarına (Daru’l Harp) girdikleri vakit orada buldukları yiyeceklerden yiyebilir ve bineklerini de oradaki yemlerden yemleyebilirler. Bunu söyleyen alimler arasında Sevri, Evzai, İmam Malik, İmam Şafii ve Rey ashabı da vardır. Çünkü bu noktada Abdullah b. Ebu Evfa’nın rivayetine göre, o şöyle demiştir: “Biz Hayber günü (ganimet olarak) yiyecek maddesi ele geçirmiştik. Adam gelip ondan kendisine yetecek kadarını alıyor sonra dönüp gidiyordu.”
Abdullah b. Muğaffel’den nakledildiğine göre, kendisi şöyle demiştir: “Ben Hayber günü bir tulum iç yağı ele geçirdim ve onu sıkıca tutarak: Bundan kimseye bir şey vermem, dedim. Arkama döndüğümde Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) tebessüm ediyordu.” Buharî ve Müslim ittifak etmiştir. Hadisin lafzı Müslim’e aittir. Çünkü ihtiyaç buna sevketmiştir ve bunların men edilmesi, hem orduya ve hem de hayvanlarına zarar vermiş olacaktır. Buna göre her kim savaşta bunlardan (yiyecek vb.) alacak olursa, bunları almaya başkasından daha fazla kendisi hak sahibidir. İhtiyacı dışında bunlardan fazlası artacak olursa, diğer Müslümanlara verir. Çünkü kendisine sadece ihtiyacı kadarını alması mübahtır.
Yiyecek ya da yemlerden bir şey satacak olursa, bunların kıymetini ganimetlere geri verir. Bunu, Sevri ve İmam Şafii söylemiştir. Çünkü bu minvalde rivayet edildiğine göre; “Şam ordusunun komutanı ‘Çokça yiyecek ve (hayvanlara) yemlerin bulunduğu toprakları ele geçirdik, bunlardan bir şeyi almayı uygun bulmadım.’ diyerek Hz. Ömer’e bir mektup yazdı. Bunun üzerine Hz. Ömer kendisine cevap verip şöyle yazdı: ‘Bırak insanlar yesinler ve (hayvanlarına) yem versinler. Her kim, bunlardan bir şeyi altın ya da gümüş karşılığı satacak olursa, bunda Yüce Allah’ın beşte biri ve Müslümanların da hisseleri vardır.'” el-Kasım, es-Salim ve İmam Malik ise bunların satılmasını kerih görmüşlerdir.
Ganimetlerden bir şeyi giyinmek ve bineklerine binmek ise caiz değildir. Çünkü Ruveyfi b. Sabit’ten nakledildiğine göre Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kimse, Müslümanların (henüz dağıtılmamış) ganimet mallarından olan bir hayvana, zayıflatıncaya kadar binip de onu, bu şekilde gerisin geriye ganimet malları arasına bırakmasın. Yine Allah’a ve ahiret gününe inanan bir kimse Müslümanların (henüz dağıtılmamış) ganimet mallarından olan bir elbiseyi de eskitinceye kadar giyip de onu bu haliyle gerisin geriye ganimet malları arasına bırakmasın.”
Onların derilerinden/tulumlarından istifade etmek, ayakkabı ve çorap olarak kullanmak, ip ya da halat olarak faydalanmak da caiz değildir. Bunu, İmam Şafii söylemiştir. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: “İpliği de dikili olan şeyi de, bunun üzerinde olanı ve altında bulunanı da geri verin. Çünkü gulûl (ganimet malından çalmak) kıyamet gününde o kimseye bir ayıp, leke ve ateş olarak sirayet eder.” Çünkü bu ganimetten addedilir ve genel olarak buna bir ihtiyaç da duyulmaz, bu durumda -elbise gibi- alınması caiz değildir.