De ki: “Sizin kaçtığınız ölüm, mutlaka sizi bulacaktır. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O, size yaptıklarınızı haber verecektir.”
Diyanet Vakfı
De ki: Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, muhakkak sizi bulacaktır. Sonra da görüleni ve görülmeyeni bilen Allaha döndürüleceksiniz de O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir.
Kurtubi Tefsiri
De ki: “Gerçekten sizin kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm elbette karşınıza çıkacaktır. Sonra gizliyi de, açığı da bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O da neler yaptığınızı size haber verecektir.”
ez-Zeccâc dedi ki: -“Şüphesiz ki Zeyd gitmektedir” anlamında olmak üzere-; denilmemekle birlikte, burada yüce Allah:
“Elbette karşınıza çıkacaktır” diye buyurmasının sebebi: “O (ölüm)” edatında şart ve ceza anlamı bulunduğundan dolayıdır.
Yani: “Eğer siz ondan kaçacak olursanız, şüphesiz ki o karşınıza çıkacaktır” demek olur. Böylelikle bu ifade, ölümden kaçışın fayda vermeyeceğini anlatması açısından mübalağa gücünü de elde etmiş olur. Nitekim şair Züheyr de şöyle demektedir:
“Kim ölüm sebeplerinden çekinirse, onlar bulurlar onu
İsterse semanın yollarına bir merdivenle tırmanacak olsun.”
Derim ki; Yüce Allah’ın:
“Kendisinden kaçtığınız…” âyeti ile ifadenin tamam olması, sonra da:
“Elbette karşınıza çıkacaktır” âyeti ile (yeni bir cümle gibi okumaya) başlamak da mümkündür. Tarafe diyor ki:
“Bil ki, öğütçü olarak yeterlidir, ölüm
Haklarında ölümün takdir olunduğu kimselere.
Hatırla ölümü ve onu hatırladığında sakın ondan,
Çünkü akıl sahibi kimse için ölümde ibretler vardır
Hiç şüphesiz herkes ölümle karşılaşacaktır,
Ya ikamet halinde iken yahut yolculukta bineğinin sırtı üzerindeyken.
Eceller kişinin etrafında onu gözetlemektedir,
Asla tedbir ölümden onu kurtaramaz.”