Bu zikredilenlerden az değil de çok çıkacak olursa, bu durumda abdest bozulacaktır. Nitekim sahabeden -Allah kendilerinden razı olsun- meşhur olarak gelen görüş de bu yöndedir. Ebu Hanife şöyle demiştir: “Kan akacak olursa abdest gerekir, ama kan yaradan taşmayıp yerinde kalacak olursa o zaman bozulmaz.” İmam Ahmed’in mezhebinin zahirinden anlaşılan çokluk miktarı fahiş derecede fazla olan miktardır. Fahiş ise her insanın kendi düşüncesinde fahiş miktarda fazla telakki ettiği ölçü demektir. Zikredildiği üzere irin ve (kanlı) sarı su da tıpkı kan gibidir. İmam Ahmed’e göre ise bunlar hakkında ihtilaf vaki olması hasebiyle kana nazaran daha hafif sayılmaktadır. Bunun yanında o, irin ve sarı suyun, balgamın kanlı olarak karışmış olmasını da tercih etmiş ve bu durumdaki hükmü de ortaya koymaya çalışmıştır. Bu, Mücahid, Ata, Urve, Şabi, Zühri, Katade, Hakem ve Leys’in görüşüdür; irinin kan konumunda olduğunu söylemişlerdir.
Chat
Sohbet Yükleniyor...