Ebû Yemân bize rivayet etti; Şuayb bize haber verdi; Zührî bize rivayet etti; dedi ki Enes b. Mâlik bana haber verdi:
Ensardan bazı kimseler, Allah’ın Elçisi’ne, Havâzin mallarından Allah’ın ona ganimet olarak verdiği şeyler (paylaştırılırken), Kureyş’ten bazı adamlara yüz deve vermeye başlayınca şöyle demişler:
“Allah, Elçisi’ni bağışlasın! Kureyş’e veriyor da bizi bırakıyor; oysa kılıçlarımız onların kanından damlıyor!”
Enes dedi ki: Bu sözleri Peygamber’e ulaştırıldı. O da ensara haber gönderdi, onları deri bir çadırda topladı; yanlarına onlardan başkasını çağırmadı. Toplanınca Allah’ın Elçisi yanlarına geldi ve:
“Bana sizden ulaşan söz nedir?” dedi.
Onların olgun kimseleri şöyle dedi:
“Ey Allah’ın Elçisi! Görüş sahibi olanlarımız bir şey söylemedi. Fakat aramızdan yaşça genç bazıları ‘Allah, Elçisi’ni bağışlasın; Kureyş’e veriyor da ensarı bırakıyor; kılıçlarımız onların kanından damlıyor’ dedi.”
Bunun üzerine Peygamber şöyle dedi:
“Ben, küfürden yeni çıkmış bazı kimselere veriyorum. Siz razı değil misiniz: İnsanlar mallarla dönsün, siz de yurtlarınıza Allah’ın Elçisi ile dönün? Allah’a yemin ederim, sizin döndüğünüz şey, onların döndüğünden daha hayırlıdır.”
Onlar: “Evet, ey Allah’ın Elçisi; razı olduk.” dediler.
Peygamber onlara şöyle dedi:
“Benden sonra ağır bir kayırma göreceksiniz; sabredin; ta ki havuz başında Allah’la ve Elçisiyle buluşuncaya kadar.”
Enes dedi ki: “Biz sabretmedik.”