Mûsâ bize rivayet etti. Vüheyb bize rivayet etti. İbn Tâvûs bize rivayet etti; babasından; Ebû Hüreyre’den. Ebû Hüreyre dedi ki: Peygamber şöyle dedi:
“Cimri ile sadaka verenin misali, üzerlerinde demirden iki cübbe bulunan iki adamın misali gibidir.”
(İkinci isnad:) Ebû’l-Yemân bize haber verdi. Şu‘ayb bize haber verdi. Ebû’z-Zinâd bize rivayet etti. Abdurrahman’ın kendisine rivayet ettiğini; onun da Ebû Hüreyre’yi işittiğini; Ebû Hüreyre’nin de Resulullah’ı şöyle derken işittiğini (nakletti):
“Cimri ile infak edenin misali, üzerlerinde demirden iki cübbe bulunan iki adamın misali gibidir; (bu cübbeler) göğüslerinden köprücük kemiklerine kadardır.
İnfak eden ise ne zaman bir şey infak etse, o (cübbe) onun derisi üzerinde genişleyip uzar—(veya) bol gelir—ta ki parmak uçlarını gizleyinceye ve izini silinceye kadar.
Cimriye gelince: Bir şey infak etmek istediğinde, her bir halka kendi yerinde yapışıp kalır. O, onu genişletmeye çalışır ama genişlemez.”
Hasen b. Müslim de Tâvûs’tan “iki cübbe” lafzı konusunda ona tabi olmuştur.