"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Beyyine 1

Kitap ehlinden inkâr edenler ve müşrikler, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar ayrılacak değillerdi

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Lem yekuni llezine keferu (inkâr edenler olmadı) min ehli l-kitabi (kitap ehlinden) vel-muşrikin (ve müşriklerden) munfekkine (ayrılacak) hatta te’tiyehumu l-beyyine (kendilerine açık delil gelinceye kadar)

Mukatil Tefsiri
Buradaki ehl-i kitaptan maksat Yahudi ve Hristiyanlardır. Müşriklerden maksat ise Arap müşrikleridir. “Ayrılacak değillerdi” yani küfür ve şirkten vazgeçecek değillerdi. Çünkü ehl-i kitap: “Kitabımızda vasfını bulduğumuz peygamber ne zaman gönderilecek?” diyorlardı. Araplar da: “Eğer bize öncekilerden bir öğüt gelmiş olsaydı elbette Allah’ın ihlaslı kulları olurduk.” (Saffât 168-169) diyorlardı. Bunun üzerine Allah: “Ehl-i kitaptan inkâr edenler ve müşrikler ayrılacak değillerdi.” buyurdu. Yani Yahudiler, Hristiyanlar ve Arap müşrikleri küfür ve şirkten vazgeçmeyeceklerdi; ta ki kendilerine apaçık delil gelinceye kadar. Bu apaçık delil Muhammed’dir. O, onların sapıklığını ve şirkini açıklamıştır.

Taberi Tefsiri
Tefsir âlimleri bu ayetin anlamı hakkında farklı görüşler söylemişlerdir. Bazıları şöyle demiştir: “Tevrat ve İncil ehli olan inkârcılar ile putlara tapan müşrikler, bu Kur’an kendilerine gelinceye kadar içinde bulundukları inkâr ve sapıklığı terk edecek değillerdi.” Mücahid ayette geçen “münfekkîn” kelimesi hakkında şöyle demiştir: “Onlar, hak kendilerine açıkça belli oluncaya kadar içinde bulundukları hâlden vazgeçecek değillerdi.” Katade de şöyle demiştir: “Ayetteki anlam, onların içinde bulundukları durumdan vazgeçmeyecek olmalarıdır.” Başka bir rivayette Katade: “Buradaki apaçık delil Kur’an’dır” demiştir. İbn Zeyd ise şöyle demiştir: “Müşrikler, kendilerine o ayırıcı delil gelinceye kadar içinde bulundukları hâlden ayrılacak değillerdi.”

Başka bazı âlimler ise ayetin anlamını şöyle açıklamışlardır: “Kitap ehli ve müşrikler, Muhammed’in peygamberlik sıfatının kendi kitaplarında bulunduğunu inkâr etmiyorlardı. Ancak o gönderilince onun hakkında ayrılığa düştüler.”

Taberî daha sonra şöyle demektedir: “Bu görüşler arasında doğruya en yakın olan şudur: Kitap ehli ve müşrikler, Muhammed’in peygamberliği konusunda ayrılığa düşmüş değillerdi; ta ki kendilerine apaçık delil gelinceye kadar. Bu apaçık delil ise Allah’ın onu kullarına resul olarak göndermesidir.”

Ardından Taberî şöyle açıklamaktadır: “Burada geçen ‘münfekkîn’ kelimesi, iki şeyin birbirinden ayrılması anlamındaki ‘infikâk’tan gelmektedir. Bu sebeple ayrıca bir habere ihtiyaç duymamıştır. Eğer ‘devam etmek’ anlamında olsaydı cümlenin tamamlanması için başka bir habere ihtiyaç olurdu.”

Daha sonra Allah apaçık delilin ne olduğunu açıklayarak şöyle buyurmaktadır:

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/kadr-5/,https://kutsalayet.de/beyyine-2/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız