Amr b. Şuayb hadisinin, diyetin aslının deve olduğuna delalet ettiği belirtilmiştir. Öyleyse zikredilen sınıfların gerekliliği, devenin pahalı olması açısından bir değerlendirme yolu sunmaktadır. Eğer bu sınıflar haddi zatında asıl olsalardı, devenin kıymetli oluşunun bir önemi olmazdı. Aynı şekilde hadiste devenin pahalı oluşuna dair bir ifade veya açıklama da gelmezdi.
Zikredilen beş sınıfı ileri süren ve altın ile diğerleri hakkında miktar belirtenler, sadece gümüş konusunda ihtilafa düşmüşlerdir. Çünkü Sevri, Ebu Hanife ve iki arkadaşı, bu diyetin miktarının on bin dirhem olduğunu söylemişlerdir. Zira şeriatte bir dinar, on dirheme tekabül eder. Buna delil, altının nisap miktarının yirmi miskal, gümüşün ise iki yüz miskal olmasıdır. Bu görüşü İmam Malik ve bir görüşünde İmam Şafii de kabul etmiştir. Çünkü Amr b. Şuayb’ın, babasından, dedesinden ve Hz. Ömer’den aktardığı hadis bunu ifade etmektedir.
Bunun yanında bir dinar on iki dirheme de tekabül eder. Buna ise Hz. Ömer’in zengin için cizyeyi dört veya sekiz dinar yahut kırk dirhem, orta halli olanlara iki veya dört dinar yahut yirmi dirhem, fakir olanlara ise bir dinar veya on iki dirhem olarak farz kılması delildir. Zekâtın nisabı hakkında bu zikredilenler daha evladır. Zira bu ikisinden birinin nisabının diğerine tam olarak tekabül etmesi zorunlu değildir. Tıpkı küçükbaş hayvanlardan süme olanların nisabının diğerlerinin nisabına tekabül etmemesi gibi değerlendirilir.