"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Belli olmadığı halde eşlerinden birisini boşaması

Belli olanı olmaksızın, eşlerinden herhangi birisini koca boşayacak olursa -cemaatten gelen görüşe göre- bu durumda kur’a çekmek suretiyle (çıkacak olan) kadın boş olur. Bunu, el-Hasen ve Ebu Sevr de söylemiştir. Çünkü Hz. Ali ve İbn Abbas’tan bu noktada rivayet gelmiştir. Onlara sahabe içerisinde ihtilaf eden olmamıştır. Zira bu konu, galibiyet ve cariye edinmek üzere bina edilen bir mülkiyeti izale etmek sayıldığından, o vakit bu kur’a kapsamına girmiş olur. Tıpkı kölelerini azad ederken kur’a çekmesi gibi kabul edilir. Yolculuğa çıktığında eşlerini seçerken veya taksimat sırasında eşlerinden hangisiyle (cinsel münasebete) başlayacağına dair kur’a çekmesi de böyledir.

Şüphesiz erkek, kim olduğu belli olmadığı halde eşlerinden birisini boşamış olduğundan dolayı, bu durumda -unutulmuş bir kadının hükmü gibi- artık onun seçimi neticesinde o karısını tayin etmeye hak sahibi olamaz. Hanımlarının hepsinin boş olmayacağına dair delil ise erkeğin sadece birisini boşadığına dair ifadesidir. O vakit tüm hanımları boş olmaz, sanki belli olan bir tane hanımını boşaması gibi değerlendirilir.

Sevri, Ebu Hanife ve İmam Şafii ise: Erkek o vakit hanımlarından dilediğini boşamak için tercihte bulunabilir ve talakı da gerçekleşir, demişlerdir. Çünkü erkek, buna başta da maliktir, tayin ederken de buna hak sahibidir. Öyleyse boşar ve tayin etmiş olmazsa, tayin etmeye de hak sahibi olur. Şüphesiz bu, erkeğin mülkünde olan bir şeyi ifa etmesidir.

Şöyle cevap verilmiştir: Bir defa, başta karısını boşama noktasında tayin etmeye hak sahibi olması sonrasında da buna hak sahibi olacağı anlamına gelmemektedir. Bu, sanki boşamak için bir karısını tayin etmesi (belirlemesi) ve hangisini boşamış olduğunu unutmuş olmasına benzer.

el-Muvaffak şöyle demiştir: Arkadaşlarımızdan çoğuna göre, adam eşlerinden birisini boşar ve kimi boşamış olduğunu unutmuş olursa, o vakit kur’a çekilir. Kur’a sonucunda kim çıkarsa o boş olur, diğer eşleri de erkeğe helal olurlar. Nitekim İmam Ahmed’den nakledildiğine göre söz konusu olan bu kur’a, helal olanın bilinmesi için değil, mirasın bilinmesi için kendisine başvurulmuştur. Zira bu kur’a söz konusu olan mala sirayet edecektir. Cemaatin, İmam Ahmed’den aktardıklarına göre bu kur’a, hangi kansını boşadığını unutmuş olan hakkında mevzu bahistir. Bu kur’a ise ancak miras hakkında çekilmiş olur. Ama kimin helal olacağına gelince, bunun kur’a ile sabit olmaması gerekir. Bu, ilim ehlinin çoğunluğunun görüşüdür. Dolayısıyla bu mesele hakkında iki durum söz konusudur:

Birincisi: Adamın, eşlerinden kimi boşamış olduğunu unutmuş olması durumunda kur’a çekmesi.
İkincisi de: Helal olmaları için kur’a çekmiş olmasıdır.
Birincisine gelince, hanımlara ait haklar eşit seviyede olur ve ancak kur’a sonucuyla temyizi mümkün olursa, o vakit kur’a çekmek geçerlidir. Tıpkı (kocanın eşleriyle cinsel temas kurarken) iştirak ettiği taksimat sırasında kur’a çekmesi yahut hürriyetine kavuşturulacak köle hakkında kur’a çekmesi gibi kabul edilir.

Eşlerinden hangisini boşamış olduğunun unutulmuş olduğu konuda, helal olması için çekilen kur’a kısmına gelince, burada kur’a çekmek geçerli değildir. Çünkü onu karısıyla karıştırmış olacağından, bu takdirde onlardan birisi hakkında kur’a çekmesiyle o kendisine helal olmaz. Bu, akit kıymamış olduğu yabancı bir kadını, diğer eşiyle karıştırmasına benzer.

Bunun yanında kur’a çekmek, boşanmış olan kadının bu haram oluşunu ortadan kaldırmaz. Bir de üzerinde boşanma vaki olmuş olan kadından bu talakı da düşürmez; zira yapılan kur’a da boşanmamış olan kadının çıkması ihtimali de vardır. Bu nedenle erkek, boşadığı kadının başkası olduğunu (yani kur’a da çıkan olmadığını) söyleyecek olursa, çıkan kadın kendisine haram olur. Eğer bu haramlığı kaldıracak olur yahut izah getirmesi hasebiyle talakı ortadan kaldıracak olursa, o vakit kur’a’dan sonra bu haramlığın devam etmesi zorunluluk arz eder, sanki öncesinde de böyleymiş gibi kabul edilir. İşte muayyen bir karısını boşayıp da sonra onu diğer hanımlarıyla karıştıran kimseye ait tüm durumlarda söz konusu olan boşamanın gerçekleşmesine dair hüküm böyledir.

el-Muvaffak der ki: Arkadaşlarımız şöyle demişlerdir: Erkek eğer hanımları arasında kur’a çeker ve kur’a da birisi hakkında çıkarsa, o vakit boşaması sabit olur. İddetinin bitmesinden sonra kadın artık başkasıyla evlenebilir. Erkek de ondan başkasıyla evlenebilir, sanki söz konusu olan bu boşaması, muayyen olmayan bir hanımı hakkında gerçekleşmiş gibidir.

(el-Muvaffak) şöyle de demiştir: İnşallah doğru olan, -ifade ettiğimiz üzere- kur’a’nın burada söz konusu olmayacağıdır. Onların (aksi görüş bildiren alimlerin) kıyasları bununla farklılık oluşturur. Çünkü doğrusu, bizzat muayyen olan hakkında sabit olmaz, o nedenle şeriat, muayyen hakkındaki kur’a çekilmesini ortaya koymuştur; zira kur’a ile tayin söz konusu olur. Bizim meselemize gelince, şüphesiz muayyen olan hakkında talak vaki olur, kur’a da muayyen olan kadından boşamayı kaldırmaz, o kadından başkasına da boşamayı geçerli kılmaz. Bunun yanında kur’a’nın başkası üzerinde vaki olması noktasında emin de olunamaz.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/talak-bosama-konusunda-suphe/,https://kutsalayet.de/sayiya-itibar-etme-halleri/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız