Eğer bayramın sadece zeval (güneşin tepe noktasından batıya yönelmesinden) sonra olacağı anlaşılırsa, bu durumda imam bir gün sonrasında çıkar ve bayram namazını kıldırır. Bunu Evzâî, Sevrî ve İshak söylemiştir. Çünkü bu konuda Ebu Umeyr, ashabdan olan amcalarından rivayet ettiğine göre şöyle demiştir: “Bulutlar sebebiyle Şevval hilalini göremedik. Bunun üzerine oruçlu sabahladık. Gündüzün sonlarına doğru bir kervan gelip, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e bir gün önce hilali gördüklerine dair şahitlik ettiler. Bunun üzerine Hz. Peygamber, onlara oruçlarını açmalarını, sabah olunca da bayram namazı için musallaya gelmelerini emretti.”
el-Hattâbî bu konuda şöyle demiştir: Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in bu sünneti daha evladır ve Ebu Umeyr’in hadisi sahihtir; dolayısıyla buna dönüş vaciptir.
Ebu Hanîfe’den nakledildiğine göre ise: Bayram namazının kazası yoktur. İmam Şafiî ise şöyle demiştir: Şayet güneş battıktan sonra bayram olduğu anlaşılırsa, ertesi gün bayram namazı kılınır. Ancak eğer zevalden sonra anlaşılırsa artık vakti geçmiş olduğu için kılınmaz. Bayramın güneş battıktan sonra bilinmesi durumunda ertesi gün bayram sayılır ve o gün kılınır. Birinci görüş sahipleri bu değerlendirmeye kendi delilleriyle cevap vermiştir.