Kâfirlere dünya hayatı süslü gösterildi ve onlar iman edenlerle alay ederler. Oysa takva sahipleri kıyamet günü onların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Zuyyine (süslü gösterildi) lillezine keferu (inkâr edenlere) l-hayatu d-dunya (dünya hayatı) ve yesherune (ve alay ederler) minellezine amenu (iman edenlerle) vellezine ittekav (sakınanlar) fevkahum (üstündedirler) yevme l-kiyame (kıyamet günü) vallahu yerzuku (Allah rızık verir) men yeşau (dilediğine) bi-gayri hisab (hesapsız)
Mukatil Tefsiri
“Kâfirlere dünya hayatı süslü gösterildi.” ayeti münafıklar olan Abdullah b. Übey ve arkadaşları hakkında nazil olmuştur. Dünya hayatı ve dünyadaki bolluk onlara güzel gösterilmişti. “İman edenlerle alay ederler.” buyruğu ise fakir Müslümanlarla alay etmelerini ifade etmektedir. Bu ayet Abdullah b. Yâsir el-Mahzûmî, Suheyb b. Sinân, Bilâl b. Rebâh, Habbâb b. Eret, Sâlim Mevlâ Ebî Huzeyfe, Âmir b. Füheyre, Abdullah b. Mes‘ûd, Ebû Hüreyre ve onlar gibi fakir Müslümanlar hakkında nazil olmuştur. Münafıklar onların fakirlikleriyle alay ediyorlardı. Bunun üzerine Allah Teâlâ: “Takva sahipleri kıyamet günü onların üstündedir.” buyurdu. Yani şirkten sakınan bu müminler kıyamet günü münafıkların ve kâfirlerin üstünde olacaklardır. “Allah dilediğine hesapsız rızık verir.” buyruğu ise Allah’ın müminlere darlık, kâfirlere genişlik vermesinin kendi iradesiyle olduğunu ifade etmektedir. Çünkü Allah’ın üzerinde O’nu hesaba çekecek hiçbir otorite yoktur. O, dilediğine hesapsız şekilde verir ve dilediğine daraltır.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah bununla şunu kastetmektedir: Kâfir olanlara, geçici dünya hayatının zevklerini sevmek süslü gösterilmiştir. Onlar dünyada çoklukla övünmeyi, böbürlenmeyi, baş olmayı ve gösteriş yapmayı isterler. Ey Muhammed, sana uymaktan ve benim katımdan getirdiğin şeyi kabul etmekten kibirlenerek uzak dururlar; seni tasdik eden ve sana uyan kimselere karşı kendilerini büyük görürler. Sana iman edenlerle ve seni doğrulayanlarla alay ederler; çünkü onlar dünya malı, süsü, gösterişi ve makamıyla övünmeyi terk etmiş, benim katımdaki karşılığı istemek için dünyayı ve onun süsünü bırakmışlardır.
Benim için amel eden, bana itaate yönelen, sana uyarak ve katımdaki karşılığı isteyerek dünya lezzetlerini ve arzularını terk eden, farzlarımı yerine getirip günahlarımdan sakınarak takva sahibi olan kimseler ise kıyamet günü kâfirlerin üstündedir. Çünkü Allah takva sahiplerini cennete, kâfirleri ise ateşe sokacaktır.
Bu tevil konusunda bazı alimler de buna yakın açıklama yapmıştır. Kasım rivayet etti; Hüseyin, Haccac’dan, o İbn Cüreyc’den naklettiğine göre İbn Cüreyc “Kâfir olanlara dünya hayatı süslü gösterildi” ayeti hakkında şöyle demiştir: “Kâfirler dünyayı ister ve onu talep ederler; müminlerle de ahireti istedikleri için alay ederler.” İbn Cüreyc bunun İkrime’den olduğunu zannettiğini söylemiş ve şöyle demiştir: “Onlar şöyle dediler: Eğer Muhammed söylediği gibi peygamber olsaydı, bizim ileri gelenlerimiz ve efendilerimiz ona uyardı. Allah’a yemin olsun ki ona ancak İbn Mesud gibi ihtiyaç sahipleri uymuştur.”
Hasan b. Yahya rivayet etti; Abdurrezzak, Ma‘mer’den, o Katade’den naklettiğine göre Katade “Takva sahipleri kıyamet günü onların üstündedir” ayeti hakkında şöyle demiştir: “Yani cennette onların üstündedir.”
“Allah dilediğine hesapsız rızık verir” ayetinin tefsirine gelince; bunun anlamı şudur: Allah kıyamet günü takva sahiplerine nimetlerinden, ikramlarından ve büyük bağışlarından verir; üstelik onlara verdiği ikram sebebiyle onları hesaba çekerek değil, hesapsız şekilde verir.
Eğer biri “Allah dilediğine hesapsız rızık verir” sözünde nasıl bir övgü vardır?” diye sorarsa, ona şöyle cevap verilir: Buradaki övgü şudur: Allah’ın hazinelerinin tükenmesinden korkmadığı haber verilmektedir. Bu yüzden hazinelerinden ne kadar çıktığını hesaplamaya ihtiyaç duymaz. Çünkü veren kişinin hesap yapması, malından ne kadarının başkasına çıktığını bilmek ve kendisini eksiltecek kadar vermemek içindir. Rabbimiz ise hazinelerinin tükenmesinden korkmaz; kullarına verdiği şeyler mülkünden hiçbir şeyi eksiltmez. Bu yüzden verdiğini hesaplamaya ve geriye ne kaldığını saymaya ihtiyaç duymaz. “Allah dilediğine hesapsız rızık verir” sözünün anlamı budur.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…