Size apaçık deliller geldikten sonra eğer kayarsanız bilin ki Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Fe-in zeleltum (eğer kayarsanız) min ba‘di ma caetkumu l-beyyinat (size açık deliller geldikten sonra) fa‘lemu (bilin ki) ennallaha azizun hakim (Allah güçlüdür, hikmet sahibidir)
Mukatil Tefsiri
Bu ayette Allah Teâlâ, apaçık deliller geldikten sonra hidayetten sapmaları halinde onları azabıyla korkutmaktadır. Buradaki “apaçık deliller”, Muhammed’in şeriatı ve getirdiği emirlerdir. “Eğer kayarsanız” buyruğu, bu gerçekler kendilerine açıklandıktan sonra yeniden eski yollara dönmeleri anlamındadır. Ardından Allah Teâlâ: “Bilin ki Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” buyurarak azabında güçlü olduğunu ve hükmünü hikmetle verdiğini bildirmiştir.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah’ın bu sözüyle kastettiği anlam şudur: Eğer siz hak yoldan sapar, ondan ayrılır, İslam’a ve onun hükümlerine muhalefet ederseniz; hem de size delillerim, hidayetimin açık belgeleri geldikten, İslam’ın doğruluğu size mazeretinizi ortadan kaldıracak kesin kanıtlarla apaçık ortaya çıktıktan sonra bunu yaparsanız, bilin ki Allah mutlak güç sahibidir. O’nun sizden intikam almasına hiçbir şey engel olamaz; emrine karşı gelmeniz ve O’na isyan etmeniz sebebiyle size vereceği cezayı hiçbir güç geri çeviremez. O, size karşı uygulayacağı cezada da, diğer bütün işlerinde de hikmet sahibidir. Çünkü size karşı delili ortaya koyduktan sonra cezalandırması hikmet üzerinedir.
Tevil ehlinin bir kısmı, ayette geçen “apaçık deliller” ifadesinin Muhammed ile Kur’an olduğunu söylemiştir. Bu görüş, müfessirin tercih ettiği anlama yakındır. Çünkü Muhammed ile Kur’an gerçekten de bu iki ayetle muhatap olanlar için Allah’ın delillerindendir. Ancak müfessire göre tercih edilen anlam daha geneldir. Çünkü Allah, ehli kitaptan İslam’a muhalefet edenlere karşı Tevrat ve İncil’de kendilerine verilen ahitlerle, peygamberlerinin diliyle önceden yapılan tavsiyelerle de delil getirmiştir. Dolayısıyla Muhammed ve Kur’an’ın yanında bunların tamamı da Allah’ın onlar üzerindeki hüccetleridir. Bu yüzden müfessir daha kapsamlı olan yorumu tercih ettiğini belirtmektedir.
Bu konuda tevil ehlinin görüşleri de şu şekildedir:
Musa b. Harun rivayet etti; Amr, Esbat’tan, o Süddî’den naklettiğine göre Süddî, “Eğer kayarsanız” ayeti hakkında: “Yani saparsanız” demiştir.
Muhammed b. Sa‘d rivayet etti; babası, amcasından, o babasından, o İbn Abbas’tan naklettiğine göre İbn Abbas: “Zellel” yani kayma, şirk demektir” demiştir.
“Size apaçık deliller geldikten sonra” ayeti hakkında ise Musa b. Harun rivayet etti; Amr b. Hammad, Esbat’tan, o Süddî’den naklettiğine göre Süddî şöyle demiştir: “Apaçık deliller”den maksat Muhammed’in size gelmesidir.
Kasım rivayet etti; Hüseyin, Haccac’dan, o İbn Cüreyc’den naklettiğine göre İbn Cüreyc: “Size apaçık deliller geldikten sonra” ifadesini “İslam ve Kur’an geldikten sonra” şeklinde açıklamıştır.
Ammar rivayet etti; İbn Ebi Cafer, babasından, o Rebi‘den naklettiğine göre Rebi‘, “Bilin ki Allah azizdir, hakimdir” ayeti hakkında şöyle demiştir: “Azizdir; yani cezalandırmasında güçlüdür. Hakimdir; yani işlerinde hikmet sahibidir.”
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…