Bu konuda aslolan Yüce Allah’ın şu buyruklarıdır:
“Eğer müminlerden iki grup birbirleriyle vuruşursa aralarını düzeltin. Şayet biri ötekine saldırırsa, Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla savaşın. Eğer dönerse artık aralarını adaletle düzeltin ve (her işte) adaletli davranın. Şüphesiz ki Allah, adil davrananları sever. Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin.” (Hucurât Suresi 9-10)
Bu ayette beş önemli hüküm yer almaktadır:
Bağî (devlet başkanına başkaldıran asi) olanların bu halleri, onları imandan çıkarmaz.
Aynı zamanda onlara karşı savaşmak emredilmiştir.
Yüce Allah’ın emrine döndüklerinde, onlarla savaşmak yasaklanmıştır.
Savaş sırasında öldürdükleri veya tahrip ettikleri şeylerin sorumluluğu üzerlerinden kaldırılmıştır.
Bu ayet, hak sahibinin hakkına engel olan kimseye karşı savaşmanın caiz olduğuna delalet etmektedir.
Nitekim Abdullah b. Amr’dan nakledildiğine göre Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Bir kimse bir imama (devlet başkanına) biat eder de ona sadakatle elini verir, kalbini teslim ederse, gücü yettiğince ona itaat etsin. Bir başkası gelir de bu imamla çekişirse, o gelenin boynunu vurun!”
İmameti (emirliği) sabit olan her lidere itaat etmek vaciptir. Ona karşı gelmek ve ayaklanmak ise haramdır. Zira Yüce Allah şöyle buyurur:
“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e ve sizden olan ulü’l-emre (idarecilere) de itaat edin.” (Nisâ Suresi 59)
Ubâde b. Sâmit’ten nakledildiğine göre şöyle demiştir:
“Biz Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e, darlıkta ve bollukta, neşede ve kederde, işler üzerimize tercih edildiğinde dahi dinleyip itaat edeceğimize ve emirliği elinde bulunduran kimseyle çekişmeyeceğimize dair biat ettik.”
Sahabe-i kiram, bağî olanlara karşı savaşmanın caiz olduğu konusunda icma etmişlerdir. Bağîler, devlet başkanının otoritesinden çıkıp ona karşı ayaklanan, birtakım geçersiz tevillerle imama baş kaldırmayı uygun gören, hak üzere olduğunu iddia eden bir topluluktur. Aynı zamanda bir orduyu organize edip kendi emellerine yönlendirebilecek güç ve kuvvete sahip olmaları gerekir.