Buzağıyı ilâh edinenlere Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir zillet erişecektir. İşte iftira edenleri böyle cezalandırırız.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
İnnellezinettehazul icle (buzağıyı ilah edinenler) se yenaluhum gadabun min rabbihim (Rablerinden bir gazap erişecektir) ve zilletun fil hayatid dunya (ve dünya hayatında bir aşağılanma) ve kezalike neczil mufterin (iftira edenleri işte böyle cezalandırırız)
Mukatil Tefsiri
“Şüphesiz buzağıyı ilah edinenler”; yani onu ilah edinenler. “Onlara Rablerinden bir gazap erişecektir”; yani bir azap. “Ve dünya hayatında bir zillet”; yani aşağılanma. Böylece kıyamet gününe kadar boyun eğdirilmiş hâlde kaldılar. Sonra: “İftiracıları işte böyle cezalandırırız” buyurdu; yani buzağı hakkında “Bu sizin ilahınızdır ve Musa’nın da ilahıdır” diye iftira edenleri böyle cezalandırırız.
Sâmirî, Musa’nın kendilerinden ayrılmasının üzerinden otuz beş gün geçtikten sonra ziynet eşyalarını topladı. Sâmirî bir kuyumcuydu; onlar için buzağıyı üç günde yaptı. Sâmirî, onların ona tapacaklarını biliyordu. Çünkü daha önce Musa’ya: “Onların ilahları olduğu gibi bize de bir ilah yap” (A‘râf 138) demişlerdi. Otuz dokuzuncu gün tamamlanıncaya kadar buzağıya taptılar. Ertesi gün, kırk gün tamamlandığında Musa onların yanına geldi.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Buzağıyı ilâh edinenlere Rablerinden bir gazap erişecektir”; Allah’ın bunu onlar için çabucak gerçekleştirmesiyle. “Ve bir zillet”; bu, Allah’ın Rablerini inkâr etmeleri sebebiyle onları cezalandırması olarak aşağılanmadır. “Dünya hayatında”; yani ahiretten önce, bu yakın dünya hayatında.
İbn Cüreyc bu hususta şöyle diyordu: Bize Kāsım rivayet etti, dedi ki: Bize Hüseyin rivayet etti, dedi ki: Bana Haccâc, İbn Cüreyc’den, “Buzağıyı ilâh edinenlere Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir zillet erişecektir. İşte iftira edenleri böyle cezalandırırız” sözü hakkında rivayet etti; İbn Cüreyc şöyle dedi: Bu, Musa dönmeden önce buzağıyı ilâh edinenlerden ölenler ve Musa onlara birbirlerini öldürmelerini emrettiğinde içlerinden kaçanlar hakkındadır.
İbn Cüreyc’in söylediği bu söz, her ne kadar bir yönü bulunan bir görüş olsa da Allah’ın kitabının zahiri, tevil ehlinin çoğunun tefsiriyle birlikte bunun aksinedir. Çünkü Allah, buzağıyı ilâh edinenlerin tümü hakkında, onlara Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir zillet erişeceğini genel olarak haber vermiştir. Sahabe ve tâbiînden tevil ehlinin nakilleri de, Musa İsrailoğullarına döndüğünde Allah’ın buzağıya tapanların yaptıklarından dolayı tövbelerini kabul ettiğini göstermektedir. Nitekim Allah, kitabında Musa’nın söylediğini şöyle haber vermiştir: “Musa kavmine: Ey kavmim! Siz buzağıyı ilâh edinmekle kendinize zulmettiniz. Öyleyse Yaratıcınıza tövbe edin ve kendinizi öldürün, demişti.” (Bakara 54)
Onlar da peygamberlerinin kendilerine emrettiğini yaptılar. Allah’ın onlara birbirlerini öldürmelerini emretmesi, buzağıya tapmaları sebebiyle onlara olan gazabındandı. Böylece birbirlerini öldürmeleri, Allah’ın dünya hayatında kendilerini onunla alçalttığı bir horluk ve zillet, aynı zamanda kendilerinden Allah’a yöneltilen ve Allah’ın kabul ettiği bir tövbe oldu.
Kitabın genel bir ifadeyle bildirdiği bir haberi, haberden veya akıldan bir delil bulunmaksızın, zahirinin kapsadığı şeylerden yalnızca bir kısmına tahsis etmek hiç kimse için caiz değildir. “Buzağıyı ilâh edinenlere Rablerinden bir gazap erişecektir” sözünün zahirini özel bir bâtınî manaya çevirmeyi gerektiren herhangi bir haber bilmiyoruz; akıldan da buna delâlet eden bir delil yoktur ki zahirini bâtınına çevirmek gerekli olsun.
“İşte iftira edenleri böyle cezalandırırız” sözüyle de şunu kastetmektedir: Buzağıyı ilâh edinen bu kimseleri, Rablerini inkâr etmeleri ve Allah’a iman ettikten sonra dinlerinden dönmeleri sebebiyle gazaba uğratıp dünya hayatında zillete düşürerek cezalandırdığım gibi, Allah hakkında iftira edip O’na yalan isnat eden, Allah’ın birliğini ikrar ettikten, O’na, peygamberlerine ve elçilerine iman ettikten sonra O’ndan başkasının ilâhlığını kabul eden ve putlardan O’nun dışında bir şeye kulluk eden herkesi de, öldürülmeden önce küfründen tövbe etmezse, böyle cezalandırırız.
Bu hususta söylediğimize yakın bir görüşü tevil ehlinden bir topluluk da söylemiştir.
Bize Muhammed b. Abdüla‘lâ rivayet etti, dedi ki: Bize Muhammed b. Sevr, Ma‘mer’den, o da Eyyûb’dan rivayet etti. Eyyûb şöyle dedi: Ebû Kılâbe, “Onlara Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir zillet erişecektir…” ayetini okudu ve şöyle dedi: Bu, kıyamet gününe kadar gelecek her iftiracının cezasıdır; Allah onu mutlaka zelil eder.
Bana Müsenna rivayet etti, dedi ki: Bize Ebû Nu‘mân Ârim rivayet etti, dedi ki: Bize Hammâd b. Zeyd, Eyyûb’dan rivayet etti. Eyyûb şöyle dedi: Ebû Kılâbe bir gün şu ayeti okudu: “Buzağıyı ilâh edinenlere Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir zillet erişecektir. İşte iftira edenleri böyle cezalandırırız.” Ardından şöyle dedi: Allah’a yemin olsun ki bu, kıyamet gününe kadar her iftiracı hakkındadır.
Bize Haccâc rivayet etti, dedi ki: Bize Hammâd, Sâbit ve Humeyd’den rivayet etti: Kays b. Abbâd ile Câriye b. Kudâme, Ali b. Ebû Tâlib’in yanına girdiler ve şöyle dediler: İçinde bulunduğun ve insanları çağırdığın bu iş hakkında ne dersin? Resûlullah bunu sana özel olarak vasiyet ettiği bir ahit olarak mı bıraktı, yoksa senin kendi görüşün müdür? Ali: “Bununla ne işiniz var? Bunu bırakın” dedi. Onlar: “Allah’a yemin olsun ki bize haber verinceye kadar bunu bırakmayacağız” dediler. Bunun üzerine Ali şöyle dedi: “Resûlullah bana, şu kılıcımın kınındaki bir yazıdan başka hiçbir şey vasiyet etmedi.” Sonra kılıcını çekti ve kınından yazıyı çıkardı. Yazıda şöyleydi: “Hiçbir peygamber yoktur ki onun bir haremi olmasın. İbrahim’in Mekke’yi haram kıldığı gibi ben de Medine’yi haram kıldım. Orada savaşmak için silah taşınmaz. Kim orada bir bidat ve suç ortaya çıkarır yahut böyle bir kimseyi barındırırsa Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun. Ondan ne bir fidye ne de bir bedel kabul edilir.”
İkisi dışarı çıktığında biri diğerine: “Bu yazıyı görmüyor musun?” dedi. Bunun üzerine geri döndüler ve onu bıraktılar. Şöyle dediler: Biz Allah’ın, “Buzağıyı ilâh edinenlere Rablerinden bir gazap erişecektir…” buyurduğunu işittik. Bu topluluk da bir iftira uydurmuştur; onlara bir zillet ineceğinden başka bir şey düşünmüyorum.
Bana Müsenna rivayet etti, dedi ki: Bize İshak rivayet etti, dedi ki: Bize Abdullah b. Zübeyr, İbn Uyeyne’den, “İşte iftira edenleri böyle cezalandırırız” sözü hakkında rivayet etti. İbn Uyeyne şöyle dedi: Her bidat sahibi zelildir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…