"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Araf 113

Sihirbazlar Firavun’a geldiler ve: Eğer üstün gelenler biz olursak mutlaka bize bir ödül var mı? dediler.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve cae (geldi) seharatu firavne (Firavun’un sihirbazları) kalu (dediler) inne (şüphesiz) lena (bizim için) le ecran (bir ödül vardır) in kunna (eğer olursak) nahnul galibin (galip gelenler)

Mukatil Tefsiri
Sihirbazlar Firavun’a geldiler ve, “Eğer Musa’ya karşı galip gelenler biz olursak, elbette bize bir ücret”, yani bir karşılık “vardır, değil mi?” dediler.

Taberi Tefsiri
Bunun üzerine sihirbazlar Firavun’a geldiler ve: “Eğer biz Musa’ya galip gelirsek, senin yanında bizim için mutlaka bir karşılık ve ödül var mı?” dediler.

Tefsir ehli de bu hususta söylediğimize benzer şeyler söylemiştir. Bunu söyleyenlerin zikri: Bize Abbas rivayet etti; dedi ki: Bize Yezîd haber verdi; dedi ki: Bize Asbağ b. Zeyd, Kāsım b. Ebû Eyyûb’dan rivayet etti; o da şöyle dedi: Bana Saîd b. Cübeyr, İbn Abbas’tan rivayet etti. İbn Abbas dedi ki: Bunun üzerine şehirlere toplayıcılar gönderdi ve onun için sihir ilmini bilen her sihirbaz toplandı. Firavun’un yanına geldiklerinde: Bu sihirbaz neyle sihir yapıyor? dediler. Onlara: Yılanlarla, denildi. Bunun üzerine: Allah’a yemin olsun ki yeryüzünde sihir, yılanlar, ipler ve asalar konusunda bizden daha bilgili bir topluluk yoktur. Eğer galip gelirsek ödülümüz ne olacak? dediler. Firavun onlara: Siz benim yakınlarımsınız ve beni koruyan kimselersiniz; size sevdiğiniz her şeyi vereceğim, dedi.

Bana Abdülkerîm b. Heysem rivayet etti; dedi ki: Bize İbrahim b. Beşşâr rivayet etti; dedi ki: Bize Süfyân rivayet etti; dedi ki: Bize Ebû Sa‘d, İkrime’den, o da İbn Abbas’tan rivayet etti. İbn Abbas dedi ki: Firavun: Onunla, yani Musa’yla, ancak onun gibileriyle mücadele edebiliriz, dedi. Bunun üzerine İsrailoğullarından birtakım bilgili kimseleri hazırladı ve onları Mısır’da Feremâ denilen bir köye göndererek, çocuklara mektepte yazı öğretildiği gibi onlara sihir öğrettirdi. Onlara çok miktarda sihir öğrettiler. Musa da Firavun’la bir vakit belirledi. Belirlenen vakit geldiğinde Firavun adam gönderip onları getirtti; öğretmenlerini de beraberlerinde getirdi. Firavun ona: Ne yaptın? dedi. O da: Onlara öyle bir sihir öğrettim ki, yeryüzü halkının sihri ona güç yetiremez. Ancak gökten gelen bir iş olursa ona güçleri yetmez. Yeryüzü halkının sihrine gelince, onları asla yenemez, dedi. Sihirbazlar gelince Firavun’a: “Eğer üstün gelenler biz olursak mutlaka bize bir ödül var mı?” dediler. Firavun: “Evet; üstelik siz mutlaka yakınlaştırılanlardan olacaksınız.” (A‘râf 114) dedi.

Bana Musa b. Harun rivayet etti; dedi ki: Bize Amr rivayet etti; dedi ki: Bize Esbât, Süddî’den rivayet etti. Süddî dedi ki: “Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi” ve onlar sihirbazları onun için topladılar. Sihirbazlar Firavun’a geldiklerinde: “Eğer üstün gelenler biz olursak mutlaka bize bir ödül var mı?” dediler. Yani: Eğer galip gelirsek bize vereceğin bir bağış var mı? dediler. Firavun da: “Evet; üstelik siz mutlaka yakınlaştırılanlardan olacaksınız.” (A‘râf 114) dedi.

Bize İbn Humeyd rivayet etti; dedi ki: Bize Seleme, İbn İshak’tan rivayet etti. “Onu ve kardeşini beklet; şehirlere de toplayıcılar gönder. Sana bütün bilgili sihirbazları getirsinler.” (A‘râf 111-112) Yani onu sihirbazların çokluğuyla karşılaştır; belki sihirbazlar arasında onun getirdiğinin benzerini getirecek birini bulursun. Musa ile Harun, Firavun’a onun üzerinde Allah’ın kudretini gösterdikten sonra yanından çıkmışlardı. Firavun da hükümdarlığının her tarafına adamlar gönderdi ve hâkimiyeti altındaki hiçbir sihirbaz bırakılmadan hepsi getirildi. Bana anlatıldığına göre —Allah daha iyi bilir— onun için on beş bin sihirbaz toplandı. Hepsi bir araya geldiklerinde Firavun onlara durumunu anlattı ve: Bize öyle bir sihirbaz geldi ki onun gibisini hiç görmedik. Eğer onu yenerseniz size ikramda bulunacak, sizi üstün tutacak ve sizi ülkemin halkı içinde kendime yakınlaştıracağım, dedi. Onlar: Eğer onu yenersek gerçekten bunlar bizim olacak mı? dediler. Firavun: Evet, dedi.

Bize İbn Humeyd rivayet etti; dedi ki: Bize Yahyâ b. Vâzıh rivayet etti; dedi ki: Bize Hüseyin, Yezîd’den, o da İkrime’den rivayet etti. İkrime dedi ki: Sihirbazlar yetmiş kişiydi. Ebû Cafer der ki: Sanırım onun “yetmiş bin” dediğini söylemiştir.

Yine İbn Humeyd dedi ki: Bize Yahyâ b. Vâzıh rivayet etti; dedi ki: Bize Musa b. Ubeyde, İbn Münzir’den rivayet etti. O, sihirbazların seksen bin kişi olduğunu söyledi.

Bize İbn Vekî‘ rivayet etti; dedi ki: Bize Cerîr, Abdülaziz b. Refî‘den, o Hayseme’den, o Ebû Sevde’den, o da Kâ‘b’dan rivayet etti. Kâ‘b dedi ki: Firavun’un sihirbazları on iki bin kişiydi.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/araf-112/,https://kutsalayet.de/araf-114/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız