İnsanlardan öylesi vardır ki, “Allah’a inandık” der; fakat Allah uğrunda eziyet gördüğünde, insanların işkencesini Allah’ın azabı gibi tutar. Rabbinden bir yardım geldiğinde ise mutlaka, “Şüphesiz biz sizinle beraberdik” derler. Allah elbette âlemlerin kalplerinde olanı daha iyi bilendir.
Diyanet Vakfı
İnsanlardan kimi vardır ki: «Allaha inandık» der; fakat Allah uğrunda eziyete uğratıldığı zaman, insanların işkencesini Allahın azabı gibi tutar. Halbuki Rabbinden bir nusret gelecek olsa, mutlaka, «Doğrusu biz de sizinle beraberdik» derler. İyi de, Allah, herkesin kalbindekileri en iyi bilen değil midir?
Kurtubi Tefsiri
İnsanlardan bazısı: “Biz Allah’a îman ettik” derler. Ona Allah yolunda eziyet olunduğunda, insanların fitnesini Allah’ın azâbı gibi sayar. Eğer Rabbinden bir yardım gelirse, yemin olsun ki: “Şüphesiz biz sizinle beraber idik” diyeceklerdir. Allah âlemlerin kalbinde olanı en iyi bilen değil midir?
“İnsanlardan bazısı: Biz Allah’a îman ettik, derler” âyet-i kerimesi
“Allah’a îman ettik” diyen münafıklar hakkında inmiştir.
“Ona Allah yolunda eziyet olunduğunda insanların fitnesini” onların verdikleri eziyeti âhiretteki
“Allah’ın azâbı gibi sayar” ve irtidad eder.
“Eğer” mü’minlere
“Rabbinden bir yardım gelirse, yemin olsun ki” yalancı oldukları halde, bu mürtedler;
“Şüphesiz ki biz sizinle beraber idik, diyeceklerdir.”
Yüce Allah, onlara şöyle buyurmaktadır:
“Allah, âlemlerin kalbinde olanı, en iyi bilen değil midir?” Yani yüce Allah, onların kalplerinde olanı bizzat kendilerinden daha iyi bilir.
Mücahid dedi ki: Bu âyet-i kerîme dilleriyle îman eden bir takım kimseler hakkında inmiştir. Bunlara Allah’tan bir belâ ya da nefislerinde bir musibet gelip çatınca fitneye düştüler, ed-Dahhak da şöyle demiştir: Âyet-i kerîme Mekke’de iken îman eden münafık bir takım kimseler hakkında inmiştir. Bunlara eziyet ve işkence yapılınca tekrar şirke geri döndüler.
İkrime de şöyle demiştir: Bunlar İslam’a girmiş bir topluluk idi. Müşrikler onları kendileri ile birlikte Bedir’e çıkmaya zorladılar. Bazıları Bedir’de öldürüldü. Bunun üzerine yüce Allah:
“Nefislerine zulmedenler olarak canlarını alacağı kimselere melekler…” (en-Nisa, 4/97) âyetini indirdi. Medine’deki müslümanlar bu âyeti yazıp Mekke’deki müslümanlara gönderdi. Onlar da Mekke’den çıktılar, müşrikler arkalarından yetiştiler. Bazıları fitneye düştüler. İşte bu âyet-i kerîme onların hakkında nazil oldu.
Âyet-i kerimenin Ayyaş b. Ebi Rebia hakkında indiği de söylenmiştir. O müslüman olduktan sonra hicret etmişti, sonra da eziyete uğratıldı, dövüldü ve irtidad etti. Ebû Cehil ile el-Haris onu işkencelere maruz bıraktılar ki, anne bir kardeşleri idiler.
İbn Abbâs dedi ki: Bundan sonra bir süre yaşadı ve İslam’a güzel bir şekilde bağlandı.