"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Ali İmran 6

O’dur ki sizi rahimlerde dilediği gibi şekillendirir. O’ndan başka ilah yoktur; O azizdir, hakîmdir.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Huve (O) ellezi (o ki) yusavvirukum (sizi şekillendirir) fi l-erhami (rahimlerde) keyfe yeşa (dilediği gibi) la ilahe illa huve (O’ndan başka ilah yoktur) el-aziz (güçlü) el-hakim (hikmet sahibi)

Mukatil Tefsiri
“Rahimlerde sizi dilediği gibi şekillendiren O’dur.” Bu ayet Meryem oğlu Îsâ hakkında indirilmiştir. Allah onu babasız olarak yaratmıştır. Erkek ve dişi, düzgün yaratılışlı ve düzgün olmayan yaratılışlı olarak dilediği şekilde yaratır.

“O’ndan başka ilâh yoktur. O, mutlak güç sahibidir.” Yani mülkünde üstün ve güçlü olandır.

“Hüküm ve hikmet sahibidir.” Yani işinde hikmet sahibidir.

Bu ayet, onların söyledikleri sözler ve Îsâ hakkında ortaya attıkları iftira ve yalan sebebiyle indirilmiştir.

Taberi Tefsiri
Allah şöyle buyurmaktadır: Rahimlerde sizleri şekillendiren, size suret veren, sizi dilediği biçimde yaratan Allah’tır. O, annelerinizin rahimlerinde dilediği gibi tasarrufta bulunur; kimi erkek, kimi kadın yapar; kimi siyah, kimi kırmızı tenli yaratır; kimi eksiksiz, kimi eksik yaratılışlı olur. Böylece Allah kullarına, kadınların rahimlerinde bulunan bütün insanların kendi yaratması ve şekillendirmesiyle meydana geldiğini bildirmektedir. İsa da annesinin rahminde şekillendirilmiş ve Allah’ın dilediği biçimde yaratılmış bir kuldur. Eğer o ilah olsaydı, annesinin rahminde taşınan ve yaratılan bir varlık olmazdı. Çünkü rahimlerde bulunanlar yaratılmış olanlardır; yaratıcı olan ise rahimlerin içine girmez ve onların kapsadığı bir varlık haline gelmez.

Muhammed b. İshak’ın, Muhammed b. Cafer b. Zübeyr’den rivayet ettiğine göre bu ayetin anlamı şöyledir: “İsa da rahimlerde şekillendirilenlerdendi. Hristiyanlar bunu inkâr etmiyorlar ve reddetmiyorlardı. O da diğer Âdemoğulları gibi rahimde şekillendirilmişti. O halde böyle bir durumda bulunan biri nasıl ilah olabilir?”

Rebî de bu ayeti açıklarken şöyle demiştir: “Allah İsa’yı rahimde dilediği şekilde şekillendirmiştir.” Böylece Allah, İsa’nın da diğer insanlar gibi yaratılmış bir kul olduğunu açıkça ortaya koymuştur.

İbn Abbas, İbn Mesud ve bazı sahabelerden rivayet edilen açıklamada ise insanın yaratılış safhaları ayrıntılı biçimde anlatılmıştır. Buna göre nutfe rahme yerleştiğinde kırk gün boyunca beden içinde dolaşır, sonra kırk gün alaka halinde kalır, ardından kırk gün mudğa olur. Yaratılış vakti geldiğinde Allah bir meleği gönderir; melek parmaklarının arasında bir miktar toprak getirip onu mudğaya karıştırır ve Allah’ın emrettiği şekilde ona suret verir. Sonra erkek mi kadın mı olacağını, mutlu mu bedbaht mı olacağını, rızkını, ömrünü, yaşayacağı olayları ve başına gelecek musibetleri Allah bildirir, melek de bunları yazar. O beden öldüğünde ise, kendisinden alınan toprağın bulunduğu yere gömülür.

Katade bu ayet hakkında şöyle demiştir: “Rabbimiz kullarını rahimlerde dilediği şekilde yaratmaya kadirdir; onları erkek veya kadın, siyah veya kırmızı tenli, yaratılışı tam yahut eksik olarak dilediği biçimde şekillendirir.”

Allah daha sonra şöyle buyurmaktadır: “O’ndan başka hiçbir ilah yoktur; O Azîz’dir, Hakîm’dir.” Bu sözle Allah kendisini, rububiyetinde ortağı ve benzeri bulunmaktan tenzih etmektedir. Aynı zamanda Necran Hristiyanlarının İsa hakkında söyledikleri sözleri yalanlamakta ve yalnızca kendisinin ilahlığı hak ettiğini bildirmektedir. Bu hüküm yalnızca Necran Hristiyanlarına değil, Allah ile birlikte başka mabutlar kabul eden veya O’ndan başkasına rablik nispet eden bütün insanlara yöneliktir.

Allah ardından kendisini “Azîz” olarak nitelemiştir. Yani O, intikam almak istediği kimseye karşı kimsenin yardım edemeyeceği mutlak güç sahibidir. Azabından kaçacak hiçbir sığınak yoktur. Çünkü O’nun kudreti karşısında bütün yaratılmışlar boyun eğer ve her varlık O’nun karşısında zelil olur.

Daha sonra Allah kendisini “Hakîm” olarak nitelemiştir. Yani O, kullarını yönetmesinde, onlar için deliller ortaya koymasında ve onlara mazeret bırakmayacak şekilde hüccetlerini açıklamasında hikmet sahibidir. Böylece helak olan kimse apaçık delilden sonra helak olur, yaşayan da açık delil üzere yaşar.

Muhammed b. Cafer b. Zübeyr şöyle demiştir: “Allah bu sözle kendisini onların ortak koştukları şeylerden tenzih etmiş ve birlemiştir. ‘Azîz’, dilediği zaman kendisini inkâr edenlerden intikam almaya gücü yeten demektir; ‘Hakîm’ ise kullarına karşı hüccetini ve mazeretini hikmetle ortaya koyandır.”

Rebî ise bu ayeti şöyle açıklamıştır: “Azîz; intikamında güçlü olan, Hakîm ise işlerinde hikmet sahibi olandır.”

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/ali-imran-5/,https://kutsalayet.de/ali-imran-7/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız