Yalancı, günahkâr bir perçemden.
Diyanet Vakfı
15, 16, 17, 18, 19. Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkar alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allaha secde et ve (yalnızca Ona) yaklaş!
Kurtubi Tefsiri
O yalancı ve günahkâr alnından.
“O yalancı ve günahkâr alnından.” Yani söylediği sözlerinde yalancı, fiilinde günahkâr (hati’) olan Ebû Cehil’in alnından (yakalayacağız.) Hati’ (günahkar) ise yakalanır ve cezalandırılır, ancak muhli’ (kasten günah ve hala işlemeyen) ise, sorumlu tutulmaz.
Alnın; günahkâr ve yalancı olmakla nitelendirilmesi yüce Allah’ın:
“Rablerine bakıcıdırlar”(el-Kıyame, 75/23) âyetinde yüzlerin “bakmak” ile nitelendirilmesine benzer.
Şöyle de açıklanmıştır: O alnın sahibi yalancı ve günahkardır, demektir. Nitekim; “gündüzün oruçludur, gecesi ayaktadır” denilmesi de buna benzer ki; gündüzün oruç tutar, geceleyin namaz kılar, demektir.