Akıl iki şekilde gider: uyumakla ve diğer türlü.
Uykunun dışındakine gelirsek; bu, delirme, bayılma, sarhoşluk hali ve buna benzer aklı götüren türlerdir. Bu durumda, az-çok her halükarda icmaen abdest bozulur. Çünkü bu durumda olan kimselerin aklı ve hisleri, uyku halindeki kimsenin hislerinden oldukça uzaktadır. Dolayısıyla uyuyan kimsenin abdest alma zorunluluğu, uykudan daha ağır durumda olan bu pozisyonlardaki kimselerin abdest zorunluluğunun daha büyük olduğuna dair uyarı amacıyla gelmiştir.
İkincisi olan uykuya gelince; ilim adamlarının geneline göre uyumak cümleten abdesti bozmaktadır. Çünkü Safvan b. Assal hadisinde geldiğine göre kendisi şöyle demiştir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) yolculuk yaptığımızda üç gün üç gece boyunca – cünüplük hariç – küçük ve büyük abdest bozduğumuzda ve uykudan dolayı mestlerimizi çıkarmamamızı emretmişti.”
Hz. Ali’den nakledildiğine göre, şöyle demiştir: Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Dübürün bağı gözlerdir. Her kim uyursa abdest alsın.” Çünkü uyumak, abdesti bozacak olası bir durumu tetiklediği için abdestsizliğin yerini alır.