Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, cilbablarını üzerlerine yaklaştırsınlar. Bu, tanınmaları ve eziyet edilmemeleri için daha uygundur. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Yâ eyyühen nebiyyu (ey Peygamber) kul li ezvâcike (eşlerine söyle) ve benâtike (ve kızlarına) ve nisâil mu’minîne (ve müminlerin kadınlarına) yudnîne aleyhinne (üzerlerine salsınlar) min celâbîbihinne (dış örtülerinden) zâlike ednâ (bu daha uygundur) en yu’rafne (tanınmaları için) fe lâ yu’zeyne (ve eziyet görmemeleri için) ve kânallâhu gafûran rahîmâ (Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir).
Mukatil Tefsiri
Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle: Cilbablarını üzerlerine salsınlar; yani başörtüsünün üzerinde bulunan örtüyü. Bunun sebebi şuydu: Muhacirler kadınlarıyla birlikte Medine’ye geldiler ve Ensarın evlerinde onların yanına yerleştiler. Evler onlara dar geldi. Kadınlar geceleri hurmalıklara çıkar, ihtiyaçlarını giderirlerdi; yani dışkılamak için giderlerdi. Kötü niyetli kimseler geceleri kadınları gözetler, bir kadının yanına gelip ona kendisini teklif eder ve onu dürterdi. Kadın cinsel ilişkiyi isterse ona ücretini verir ve ihtiyacını giderirdi; iffetli bir kadınsa bağırır, o da onu bırakırdı. Onlar ancak cariyeleri arıyorlardı. Geceleyin cariye ile hür kadın birbirinden ayırt edilemiyordu. Müminlerin kadınları, geceleri zina edenlerden gördükleri şeyleri kocalarına anlattılar. Kocaları da bunu Peygamber’e anlattılar. Bunun üzerine Yüce Allah: Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle: Cilbablarını üzerlerine salsınlar; yani başörtüsünün üzerine örtü örtsünler, buyurdu. Bu daha uygundur; yani giyimlerinden onların cariye olmadıklarının ve iffetli kadınlar olduklarının tanınmasına, böylece hiç kimsenin onlara tamah etmemesine ve geceleri eziyet görmemelerine daha uygundur. Allah, onlardan azabı ertelemesi bakımından çok bağışlayıcıdır; cezalarını hemen vermemesi bakımından çok merhametlidir.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah, Peygamberi Muhammed’e şöyle buyurur: Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle; ihtiyaçları için evlerinden çıktıklarında saçlarını ve yüzlerini açarak giyimlerinde cariyelere benzemesinler; fakat cilbablarını üzerlerine yaklaştırsınlar ki onların hür kadınlar olduklarını bilen bir fasık, sözle eziyet etmek üzere kendilerine sataşmasın. Sonra tevil ehli, Allah’ın onlara emrettiği bu yaklaştırmanın nasıl olacağı konusunda ihtilaf etmiştir. Bazıları şöyle demiştir: Bu, yüzlerini ve başlarını örtmeleri ve kendilerinden yalnızca bir gözlerini açık bırakmalarıdır. Bunu söyleyenlerin rivayetleri şöyledir: Bana Ali anlattı, dedi ki: Bize Ebu Salih anlattı, dedi ki: Bana Muaviye, Ali’den, o da İbn Abbas’tan Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, cilbablarını üzerlerine yaklaştırsınlar sözü hakkında şöyle rivayet etti: Allah, müminlerin kadınlarına bir ihtiyaç için evlerinden çıktıklarında cilbablarını başlarının üzerinden yüzlerine örtmelerini ve yalnızca bir gözlerini açık bırakmalarını emretti. Bana Yakub anlattı, dedi ki: Bize İbn Uleyye, İbn Avn’dan, o Muhammed’den, o da Ubeyde’den Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, cilbablarını üzerlerine yaklaştırsınlar sözü hakkında rivayet etti. İbn Avn bunu bizim yanımızda giyerek gösterdi. Dedi ki: Muhammed de bunu bizim yanımızda giyerek gösterdi. Muhammed dedi ki: Ubeyde de bunu benim yanımda giyerek gösterdi. İbn Avn, ridasıyla başını ve yüzünü örttü; burnunu ve sol gözünü kapattı, sağ gözünü açık bıraktı ve ridasını yukarıdan aşağı doğru indirerek kaşına yakın bir yere yahut kaşının üzerine getirdi. Bana Yakub anlattı, dedi ki: Bize Hüşeym anlattı, dedi ki: Bize Hişam, İbn Sirin’den rivayet etti. İbn Sirin şöyle dedi: Ubeyde’ye Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, cilbablarını üzerlerine yaklaştırsınlar sözü hakkında sordum. Bunun üzerine elbisesiyle başını ve yüzünü örttü ve elbisesinden bir gözünü açıkta bıraktı. Bazıları ise şöyle demiştir: Onlara cilbablarını alınlarının üzerine sıkıca bağlamaları emredilmiştir. Bunu söyleyenlerin rivayetleri şöyledir: Bana Muhammed b. Sa‘d anlattı, dedi ki: Bana babam anlattı, dedi ki: Bana amcam anlattı, dedi ki: Bana babam, babasından, o da İbn Abbas’tan Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, cilbablarını üzerlerine yaklaştırsınlar… Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir sözü hakkında rivayet etti. İbn Abbas şöyle dedi: Hür kadın, cariyenin giysisini giyiyordu. Bunun üzerine Allah, müminlerin kadınlarına cilbablarını üzerlerine yaklaştırmalarını emretti. Cilbabı yaklaştırmak ise başını örtmek ve onu alnının üzerine sıkıca bağlamaktır. Bize Bişr anlattı, dedi ki: Bize Yezid anlattı, dedi ki: Bize Said, Katade’den Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle sözü hakkında rivayet etti. Katade şöyle dedi: Allah, dışarı çıktıklarında örtülerini kaşlarının üzerine çekmelerini onlardan istedi. Bu, tanınmaları ve eziyet edilmemeleri için daha uygundur. Cariyeler geçtiklerinde kendilerine eziyet edilerek sataşılırdı. Bunun üzerine Allah hür kadınların cariyelere benzemelerini yasakladı. Bana Muhammed b. Amr anlattı, dedi ki: Bize Ebu Asım anlattı, dedi ki: Bize İsa anlattı. Bana Haris de anlattı, dedi ki: Bize Hasan anlattı, dedi ki: Bize Verka anlattı. Hepsi İbn Ebi Necih’ten, o da Mücahid’den cilbablarını üzerlerine yaklaştırsınlar sözü hakkında şöyle rivayet etti: Cilbablarını giyerler; böylece onların hür kadınlar oldukları bilinir ve bir fasık kendilerine sözle eziyet etmek veya şüphe uyandıracak bir sataşmada bulunmak üzere yaklaşmaz. Bana İbn Humeyd anlattı, dedi ki: Bize Hakkam, Anbese’den, o kendisine rivayet eden birinden, o da Ebu Salih’ten rivayet etti. Ebu Salih şöyle dedi: Peygamber Medine’ye geldiğinde henüz yerleşik bir mesken düzeni yoktu. Peygamber’in kadınları ve diğer kadınlar gece olduğunda ihtiyaçlarını gidermek için dışarı çıkarlardı. Bazı erkekler de kadınlarla konuşup eğlenmek için yol üzerinde otururlardı. Bunun üzerine Allah, Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, cilbablarını üzerlerine yaklaştırsınlar ayetini indirdi; yani cilbabla örtünsünler ki cariye hür kadından ayırt edilsin. Bu, tanınmaları ve eziyet edilmemeleri için daha uygundur sözü hakkında Yüce Allah şöyle buyurur: Cilbablarını üzerlerine yaklaştırmaları, bunu yaptıklarında, yanlarından geçtikleri kimselerce tanınmalarına ve onların cariye olmadıklarının bilinmesine daha yakın ve daha uygundur; böylece onlar da kötü bir söz söyleyerek veya şüphe uyandıracak bir şekilde sataşarak kendilerine eziyet etmekten kaçınırlar. Allah çok bağışlayandır; yani daha önce cilbablarını üzerlerine yaklaştırmayı terk etmiş olmalarından dolayı onları bağışlayandır. Çok merhamet edendir; yani tövbe edip cilbablarını üzerlerine yaklaştırdıktan sonra onları cezalandırmamakla kendilerine merhamet edendir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…