Münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve Medine’de yalan haberler yayanlar vazgeçmezlerse, mutlaka seni onların üzerine saldırtırız; sonra orada sana ancak pek az bir süre komşu kalabilirler.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Le in lem yentehil munâfikûne (eğer münafıklar vazgeçmezlerse) vellezîne fî kulûbihim maradun (ve kalplerinde hastalık bulunanlar) vel murcifûne fil medîneti (ve şehirde kötü haber yayanlar) le nugriyenneke bihim (seni mutlaka onların üzerine sevk ederiz) summe lâ yucâvirûneke fîhâ (sonra orada sana komşu olarak kalamazlar) illâ kalîlâ (pek az bir süre dışında).
Mukatil Tefsiri
Sonra onları tehdit ederek Peygamber’e şöyle buyurdu: Eğer münafıklar münafıklıklarından, kalplerinde hastalık bulunanlar fâcirlikten —bunlar zina edenlerdir— vazgeçmezlerse… Sonra onları kötü amelleriyle niteleyerek: Medine’de kötü haberler yayanlar, buyurdu; yani münafıklar, Medine’deki müminlere düşmanları hakkında hoşlanmayacakları haberler veriyorlardı. Eğer fâcirlikten, kötü haberler yaymaktan ve münafıklıktan vazgeçmezlerse, ey Muhammed, elbette seni onların üzerine sevk ederiz; yani seni onları öldürmeye yöneltiriz. Sonra orada seninle ancak pek az bir süre komşu kalabilirler.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurur: Eğer nifak ehli olan, küfrü gizleyip imanı açığa vuran münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar vazgeçmezlerse… Kalplerinde hastalık bulunanlar ile zina şehvetinden ve fuhuş sevgisinden kaynaklanan bir şüpheyi taşıyanlar kastedilmektedir. Söylediğimiz manaya benzer şekilde tevil ehli de söylemiştir. Bunu söyleyenlerin rivayetleri şöyledir: Bana Muhammed b. Amr b. Ali anlattı, dedi ki: Bize Ebu Abdüssamed anlattı, dedi ki: Bize Malik b. Dinar, İkrime’den, Münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar vazgeçmezlerse sözü hakkında rivayet etti. İkrime şöyle dedi: Bunlar zina edenlerdir. Bize İbn Beşşar anlattı, dedi ki: Bize Abdüla‘lâ anlattı, dedi ki: Bize Said, Katade’den kalplerinde hastalık bulunanlar sözü hakkında rivayet etti. Katade şöyle dedi: Zina şehvetidir. Dedi ki: Bize Abdurrahman b. Mehdi anlattı, dedi ki: Bize Ebu Salih et-Temmar anlattı, dedi ki: İkrime’nin kalplerinde hastalık bulunanlar sözü hakkında şöyle dediğini işittim: Zina şehvetidir. Bize İbn Humeyd anlattı, dedi ki: Bize Hakkam, Anbese’den, o kendisine rivayet eden birinden, o da Ebu Salih’ten kalplerinde hastalık bulunanlar sözü hakkında rivayet etti. Ebu Salih şöyle dedi: Zina edenlerdir. Bana Yunus anlattı, dedi ki: Bize İbn Vehb haber verdi, dedi ki: İbn Zeyd, Münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar vazgeçmezlerse… ayeti hakkında şöyle dedi: Bunlar münafıklardan bir sınıftır. Kalplerinde hastalık bulunanlar ise zina ehlidir. Bunlar münafıklardan, kadınları arayıp zina peşinde koşan zina ehlidir. Ardından, Sözü yumuşak söylemeyin ki kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılmasın (Ahzâb 32) ayetini okudu. Dedi ki: Münafıklar Berâe suresinde on sınıftır. Kalplerinde hastalık bulunanlar da onlardan bir sınıftır; onların hastalığı kadınlar hususundadır. Medine’de yalan haberler yayanlar sözü ise Medine’de yalan ve batıl haberler yayarak insanları korkutanlar demektir. Rivayet edildiğine göre onların yaydıkları haberler şöyleydi: Bana Bişr anlattı, dedi ki: Bize Yezid anlattı, dedi ki: Bize Said, Katade’den Münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve Medine’de yalan haberler yayanlar vazgeçmezlerse… ayeti hakkında rivayet etti. Katade şöyle dedi: İrcaf, nifak ehlinin yaydığı yalandır. Onlar, Size şu kadar sayıda ve şu kadar hazırlıklı düşman geldi, diyorlardı. Bize bildirildiğine göre münafıklar kalplerindeki nifakı açığa vurmak istediler; bunun üzerine Allah onları Münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar vazgeçmezlerse… ayetiyle tehdit etti. Allah onları bu ayetle tehdit edince bunu gizlediler ve içlerinde sakladılar. Bana Yunus anlattı, dedi ki: Bize İbn Vehb haber verdi, dedi ki: İbn Zeyd, Medine’de yalan haberler yayanlar sözü hakkında şöyle dedi: Bunlar da Resulullah ve müminler hakkında yalan haberler yayan nifak ehlidir. Mutlaka seni onların üzerine saldırtırız sözü ise seni mutlaka onların üzerine musallat eder ve onlara karşı harekete geçiririz demektir. Söylediğimiz manaya benzer şekilde tevil ehli de söylemiştir. Bunu söyleyenlerin rivayetleri şöyledir: Bana Ali anlattı, dedi ki: Bize Ebu Salih anlattı, dedi ki: Bana Muaviye, Ali’den, o da İbn Abbas’tan mutlaka seni onların üzerine saldırtırız sözü hakkında şöyle rivayet etti: Seni onların üzerine musallat ederiz. Bize Bişr anlattı, dedi ki: Bize Yezid anlattı, dedi ki: Bize Said, Katade’den mutlaka seni onların üzerine saldırtırız sözü hakkında rivayet etti: Yani seni onların üzerine sevk eder, onlara karşı harekete geçiririz. Sonra orada sana ancak pek az bir süre komşu kalabilirler sözü ise şudur: Sonra onları senin şehrinden mutlaka sürgün ederiz; seninle birlikte orada ancak kısa bir müddet ve az bir süre oturabilirler; sonunda onları oradan sürer ve çıkarırız. Nitekim bize Bişr anlattı, dedi ki: Bize Yezid anlattı, dedi ki: Bize Said, Katade’den Sonra orada sana ancak pek az bir süre komşu kalabilirler sözü hakkında rivayet etti: Yani Medine’de.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…