"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Ahzab 15

Andolsun, onlar daha önce Allah’a, arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair söz vermişlerdi. Allah’a verilen sözden elbette hesap sorulacaktır.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve lekad kânû âhedullâhe (oysa daha önce Allah’a söz vermişlerdi) min kablu (önceden) lâ yuvellûnel edbâr (arkalarını dönüp kaçmayacaklarına) ve kâne ahdullâhi (Allah’a verilen söz ise) mes’ûlâ (sorumluluğu sorulacak olandır).

Mukatil Tefsiri
Sonra Yüce Allah onların durumunu haber vererek şöyle buyurdu: Oysa Hendek savaşından önce Allah’a kesin söz vermişlerdi. Bunlar Akabe gecesinde bulunan yetmiş kişiydi. Peygamber’e: Rabbin için ve kendin için dilediğin şartı koş, dediler. Peygamber şöyle buyurdu: Rabbim için, yalnızca O’na ibadet etmenizi ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmamanızı şart koşuyorum; kendim için ise beni, kendinizi, çocuklarınızı ve kadınlarınızı koruduğunuz şeylerden korumanızı şart koşuyorum. Onlar: Ey Allah’ın Peygamberi! Bunu yaptığımızda bize ne var? dediler. O: Dünyada zafer, ahirette cennet vardır, buyurdu. Onlar da: Bunu yaptık, dediler. İşte Yüce Allah’ın: Oysa daha önce Allah’a söz vermişlerdi, buyruğu bunun hakkındadır; yani Akabe gecesinde Peygamber’e koruma hususunda şart koştukları zaman verdikleri söz kastedilmektedir. Arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair söz vermişlerdi; çünkü Peygamber’e, onu kendilerini, çocuklarını ve mallarını korudukları şeylerden koruyacaklarına dair biat etmişlerdi. Aziz ve Yüce Allah şöyle buyuruyor: Allah’a verilen sözden elbette hesap sorulacaktır; yani Allah kıyamet günü ahdi bozup bozmadıklarını soracaktır. Allah’ın düşmanı İblîs o gece Ensâr’ın bu şartlaşmasını işitti ve insanları uyandıran bir çığlık attı. Bunun üzerine Peygamber İblîs’e: Defol, ey Allah’ın düşmanı! dedi.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah buyuruyor ki: Resulullah’tan ayrılmak için izin isteyen ve Evlerimiz korunmasızdır, diyen bu kimseler daha önce Allah’a, düşmanlarına arkalarını dönüp kaçmayacaklarına ve Resulullah ile birlikte bulundukları savaşta geri çekilmeyeceklerine dair söz vermişlerdi; fakat verdikleri sözü yerine getirmediler. Allah’a verilen sözden elbette hesap sorulacaktır; yani Allah, kendisine bu sözü veren kimseye verdiği söz hakkında soru soracaktır. Bunun, Uhud’da yaptıklarından sonra Hendek’te yaptıkları sebebiyle Benî Hârise hakkında indiği zikredilmiştir. Bunu söyleyenlerin zikri: Bize İbn Humeyd rivayet etti, dedi ki: Bize Seleme, İbn İshak’tan rivayet etti, dedi ki: Bana Yezîd b. Rûmân, Andolsun, onlar daha önce Allah’a, arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair söz vermişlerdi. Allah’a verilen sözden elbette hesap sorulacaktır, buyruğu hakkında rivayet etti. Bunlar Benî Hârise’dir; Uhud günü Benî Seleme ile birlikte gevşeyip geri dönmeyi düşündükleri kimselerdir. Sonra Allah’a bir daha bunun benzerini yapmayacaklarına dair söz vermişlerdi. Allah da kendilerinden verdikleri bu sözü onlara hatırlattı. Bize Bişr rivayet etti, dedi ki: Bize Yezîd rivayet etti, dedi ki: Bize Saîd, Katâde’den Andolsun, onlar daha önce Allah’a, arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair söz vermişlerdi. Allah’a verilen sözden elbette hesap sorulacaktır, buyruğu hakkında rivayet etti. Katâde şöyle dedi: Bedir savaşında bulunmayan bazı kimseler, Allah’ın Bedir ashabına verdiği ikramı ve üstünlüğü görünce: Allah bize bir savaş nasip ederse mutlaka savaşacağız, dediler. Allah da bu savaşı onların önüne getirip Medine’nin çevresine kadar ulaştırdı.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/ahzab-14/,https://kutsalayet.de/ahzab-16/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız