Adak (nezir) ‘ ın aslı, kitap, sünnet ve icma’ya dayanır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: ”Adaklarını yerine getirsinler . . .” (Hac Suresi 29)
Hz. Aişe’ den aktarıldığına göre, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: “Allah’a itaat etmeyi adayan kişi itaat etsin. Allah’a isyan etmeyi adayan ise isyan etmesin.”
Müslümanlar genel olarak adağın sahihliği ve yerine getirilmesinin de gerekli olacağı noktasında icma etmişlerdir.
Nezirde bulunmak müstehap görülmemiştir. İbn Ömer şöyle demiştir: Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) nezirden men edip şöyle buyurdu: “Nezir, hiçbir şeyi değiştirmez, ancak onun sebebiyle cimriden (mal) çıkartılır.” Buharî ve Müslim, bu hadis hakkında ittifak etmiştir.
Buradaki yasak haram değil, kerih görülmüştür. Çünkü haram olsaydı, adağı yerine getirenler övülmezdi. Bunun yanında adak müstehap olsaydı, bunu hem Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ve hem de O’nun güzide ashabı icra ederlerdi.