"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Abese 1

Yüzünü ekşitti.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Abese (yüzünü ekşitti) ve tevella (ve yüz çevirdi).

Mukatil Tefsiri
Yani yüzünü ekşitti ve ondan yüz çevirip başkasına yöneldi. Bu ayet, Abdullah b. Ebû Misrah el-A‘mâ hakkında nazil olmuştur. Annesi Ümmü Mektûm’dur. Onun adı Amr b. Kays b. Zâide b. Revâha b. el-Asamm b. Hacer b. Abdüvedd b. Bugayd b. Âmir b. Lüey b. Gâlib’dir. Ümmü Mektûm’un adı ise Âtike bint Âmir b. Mahzûm b. Yakaza b. Mürre b. Kâ‘b b. Lüey’dir. Bir gün Abdullah mescitte tek başına oturuyordu. Görme engelli bir kimseydi. O sırada gökten iki melek inerek Mescid-i Harâm’da namaz kılmak istediler. Onlardan biri: “Dünyada da ahirette de görmeyen bu âmâ kimdir?” dedi. Diğeri ise: “Asıl şaşılacak olan Ebû Tâlib’in insanları İslâm’a çağırmasıdır.” dedi. Abdullah bunları işitiyor fakat onları göremiyordu. Sonra kalkıp Resûlullah’ın yanına geldi. O sırada Resûlullah’ın yanında Ümeyye b. Halef ile Abbas b. Abdülmuttalib bulunuyordu. Peygamber onlara İslâm’ı anlatıyordu. Abdullah: “Ey Muhammed! Sana tövbe ederek geldim. Benim için bir tövbe yolu var mı?” dedi. Bunun üzerine Peygamber yüzünü ondan çevirdi ve Abbas ile Ümeyye b. Halef’e yöneldi. Abdullah sözünü tekrar etti. Peygamber yine yüzünü çevirdi ve yüzünü ekşitti. Abdullah utanarak kendisi için bir tövbe imkânı olmadığını düşündü ve evine döndü. Bunun üzerine Allah Teâlâ onun hakkında: Yüzünü ekşitti ve döndü, ayetini indirdi. Buradaki ifade, Peygamber’in yüzünü ekşitip ondan yüz çevirmesini anlatmaktadır.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah’ın “Yüzünü ekşitti” sözü, hoşnutsuzluk göstererek yüzünü buruşturdu anlamındadır. “Arkasını döndü” ise yüz çevirip ilgilenmedi demektir. “Kendisine âmâ geldi diye” ifadesindeki âmâ kişinin İbn Ümmü Mektûm olduğu zikredilmiştir. Bu sebeple Peygamber uyarılmıştır.

Bazı kıraat âlimlerinden, “En câehu” ifadesindeki hemzeyi uzatarak “Ân câehu” şeklinde okudukları nakledilmiştir. Buna göre anlam, “Kendisine âmâ geldi diye mi yüzünü ekşitti ve döndü?” şeklinde olur. Bu okuyuş, “En kâne zâ mâlin ve benîn” ifadesindeki farklı okuyuşlara benzetilmiştir.

Âişe’den rivayet edildiğine göre bu ayetler İbn Ümmü Mektûm hakkında nazil olmuştur. İbn Ümmü Mektûm Peygamber’e gelerek: “Bana yol göster” diyordu. O sırada Peygamber’in yanında müşriklerin ileri gelenlerinden bazıları bulunuyordu. Peygamber ona yönelmek yerine öteki kişilere dönüyor ve onlara söylediklerinin yanlış olup olmadığını soruyordu. Bunun üzerine “Yüzünü ekşitti ve arkasını döndü” ayetleri indirildi.

İbn Abbas’tan rivayet edildiğine göre Peygamber, Utbe b. Rebîa, Ebû Cehil b. Hişâm ve Abbas b. Abdülmuttalib ile konuşuyor, onları İslâm’a davet ediyor ve iman etmelerini arzu ediyordu. Bu sırada Abdullah b. Ümmü Mektûm geldi. Peygamber onlarla konuşurken Kur’an’dan kendisine öğretmesini istedi ve: “Ey Allah’ın Elçisi! Allah’ın sana öğrettiklerinden bana da öğret” dedi. Peygamber onun sözünü hoş karşılamadı, yüzünü ekşitti ve diğerlerine yöneldi. Görüşmesini bitirip evine dönmek üzereyken Allah onun görmesinin bir kısmını tuttu, başı önüne düştü ve ardından şu ayetleri indirdi: “Yüzünü ekşitti ve arkasını döndü. Kendisine âmâ geldi diye. Nereden bileceksin, belki o arınacak yahut öğüt alacak da öğüt ona fayda verecek.”

Bu ayetler indikten sonra Peygamber İbn Ümmü Mektûm’a ikram eder, onunla konuşur ve: “Bir ihtiyacın var mı? Bir şey ister misin?” diye sorardı. Yanından ayrılırken de yine ihtiyaçlarını sorardı. Bu durum, devamındaki “Ama kendisini ihtiyaçsız görene yöneliyorsun…” ayetleriyle bağlantılıdır.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/naziat-46/,https://kutsalayet.de/abese-2/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız