Ondan, Ahmed b. Muhammed, bazı ashabımız ve Safvân el-Cemmâl’den rivayet edildi. Safvân şöyle dedi:
Ebû Abdullah’ın yanında oturuyordum. Mekke halkından Meymûn denilen bir adam onun yanına girdi ve kira bulmakta zorlandığını şikâyet etti. Bunun üzerine Ebû Abdullah bana, “Kalk, kardeşine yardım et.” dedi. Ben de onunla kalktım ve Allah onun kirasını kolaylaştırdı. Sonra meclisime döndüm. Ebû Abdullah, “Kardeşinin ihtiyacı konusunda ne yaptın?” dedi. Ben, “Babam anam sana feda olsun, Allah onun işini gördü.” dedim. Şöyle buyurdu: “Bil ki Müslüman kardeşine yardım etmen, bana Kâbe’de baştan sona bir hafta tavaf yapmandan daha sevimlidir.” Sonra şöyle buyurdu: “Bir adam Hasan b. Ali’ye gelip, ‘Babam anam sana feda olsun, bir ihtiyacımı gidermemde bana yardım et.’ dedi. Hasan ayakkabısını giyip onunla kalktı. Hüseyin’in yanından geçti; Hüseyin namaz kılıyordu. Hasan adama, ‘İhtiyacın için Ebû Abdullah’tan yardım istemekte neredeydin?’ dedi. Adam, ‘Babam anam sana feda olsun, yaptım; fakat onun itikâfta olduğu söylendi.’ dedi. Bunun üzerine Hasan ona şöyle dedi: ‘Bil ki sana yardım etmiş olsaydı, bu onun için bir ay itikâftan daha hayırlı olurdu.’”