"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 2119

Ebû Ali el-Eş‘arî, Muhammed b. Abdülcebbâr, Hasan b. Ali b. Fedâl, Mansûr, Ammâr b. Ebî Yakzân ve Ebân b. Tağlib’den rivayet etti. Ebân şöyle dedi:

Ebû Abdullah’a müminin mümin üzerindeki hakkını sordum. Şöyle buyurdu:

“Müminin mümin üzerindeki hakkı bundan çok daha büyüktür. Eğer size tamamını anlatsaydım inkâr ederdiniz. Mümin kabirden çıktığında onunla birlikte kabrinden bir suret de çıkar ve ona: ‘Allah tarafından gelecek ikram ve sevinçle müjdelen.’ der. O da: ‘Allah seni hayırla müjdelesin.’ diye karşılık verir. Sonra o suret onunla birlikte yürür; sürekli aynı müjdeyi verir. Bir korku ve dehşetle karşılaştığında: ‘Bu senin için değildir.’ der. Bir hayırla karşılaştığında ise: ‘Bu senindir.’ der. Böylece korktuğu şeylerde onu güven içinde tutar, sevineceği şeylerle müjdeler. Nihayet Allah’ın huzurunda onunla birlikte durur. Cennete gitmesi emredildiğinde yine ona: ‘Müjdelen! Allah seni cennete göndermeyi emretti.’ der. Bunun üzerine mümin: ‘Allah sana rahmet etsin. Kabrimden çıktığım andan beri bana müjde veriyor, yalnızlığımı gideriyor ve Rabbimden gelecek şeyleri haber veriyorsun. Sen kimsin?’ diye sorar. O suret şöyle cevap verir: ‘Ben, dünyada mümin kardeşlerine verdiğin sevinçim. Seni müjdelemek ve yalnızlığını gidermek için o sevinçten yaratıldım.’”

Muhammed b. Yahyâ, Ahmed b. Muhammed ve İbn Fedâl yoluyla da aynı rivayet nakledilmiştir.

https://kutsalayet.de/kafi-2118/,https://kutsalayet.de/kafi-2120/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız