Muhammed b. Yahyâ, Ahmed b. Muhammed b. Îsâ, Ali b. Seyf, babası Seyf ve Abdüla‘lâ b. A‘yen’den rivayet etti. Abdüla‘lâ şöyle dedi: “Bazı arkadaşlarımız Ebû Abdullah’a bazı şeyleri sormam için yazdılar ve bana Müslümanın kardeşi üzerindeki hakkını sormamı emrettiler; ben sordum fakat bana cevap vermedi. Vedalaşmak için geldiğimde, ‘Sana sordum ama bana cevap vermedin’ dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: ‘Sizin inkâra düşmenizden korkuyorum. Allah’ın kullarına farz kıldığı en ağır şeylerden üçü şunlardır: Kişinin kendinden insaflı davranması, yani kardeşi için ancak kendisi için razı olduğu şeye razı olması; mal hususunda kardeşle yardımlaşması; her durumda Allah’ı anması. Bu yalnızca “Sübhanallah” ve “Elhamdülillah” demek değildir; Allah’ın kendisine haram kıldığı bir şeyle karşılaştığında onu terk etmesidir.’”