Ali b. İbrahim, Ahmed b. Muhammed b. Hâlid’den; o Hasan b. Hüseyin’den; o Muhammed b. Sinân’dan; o Ebû Saîd el-Mekârî’den; o Ebû Hamza es-Sümâlî’den; o da Ali b. Hüseyin’den rivayet etti. O şöyle dedi: “Bir adam ailesiyle birlikte denize açıldı, gemileri parçalandı ve gemide bulunanlardan yalnızca adamın karısı kurtuldu. O kadın geminin tahtalarından bir tahta üzerinde kurtulup denizdeki adalardan birine sığındı. O adada yol kesen, Allah’ın hiçbir hürmetini bırakmayıp çiğnemiş bir adam vardı. Adam birden kadının başucunda durduğunu fark etti. Başını ona kaldırıp, ‘İnsan mısın, cin misin?’ dedi. Kadın, ‘İnsanım’ dedi. Adam ona tek kelime etmeden, kişinin kendi eşiyle oturduğu gibi onun yanına oturdu. Ona yönelmek istediğinde kadın titredi. Adam, ‘Sana ne oluyor da titriyorsun?’ dedi. Kadın, eliyle göğe işaret ederek, ‘Şundan korkuyorum’ dedi. Adam, ‘Sen bundan bir şey yaptın mı?’ dedi. Kadın, ‘Hayır, O’nun izzetine yemin olsun’ dedi. Bunun üzerine adam şöyle dedi: ‘Sen bundan hiçbir şey yapmadığın hâlde ondan bu kadar korkuyorsun; üstelik ben seni zorla buna sürüklüyorum. Öyleyse Allah’a yemin olsun ki bu korkuya ve ürpertiye senden daha layık olan benim.’ Sonra kalktı ve hiçbir şey yapmadan ailesine doğru döndü; artık tek düşüncesi tövbe etmek ve geri dönmekti. O yürürken yolda yürüyen bir rahiple karşılaştı. Güneş ikisinin üzerine iyice kızdırdı. Rahip gence, ‘Allah’a dua et de bizi bir bulutla gölgelendirsin; güneş üzerimize çok kızdı’ dedi. Genç, ‘Rabbim katında kendime ait bir iyilik bildiğimi sanmıyorum ki O’ndan bir şey istemeye cesaret edeyim’ dedi. Rahip, ‘O hâlde ben dua edeyim, sen âmin de’ dedi. Genç, ‘Evet’ dedi. Rahip dua etmeye başladı, genç de âmin dedi; çok geçmeden bir bulut ikisini gölgeledi. Günün uzun bir kısmı boyunca onun altında yürüdüler. Sonra yol ikiye ayrıldı; genç bir yola, rahip de başka bir yola girdi. Bir de baktılar ki bulut gençle birlikte gidiyor. Rahip, ‘Sen benden daha hayırlısın; dua senin için kabul edildi, benim için kabul edilmedi. Bana hikâyeni anlat’ dedi. Genç ona kadınla ilgili olayı anlattı. Rahip de ona, ‘İçine korku girdiği için geçmişin bağışlandı; bundan sonra nasıl olacağına dikkat et’ dedi.”