Muhammed b. Yahyâ, Ahmed b. Muhammed b. Îsâ’dan; o İbn Mahbûb’dan; o Dâvûd er-Rakkî’den; o Ebû Ubeyde el-Hazzâ’dan; o da Ebû Cafer’den rivayet etti. O şöyle dedi: Resûlullah buyurdu ki Allah Azze ve Celle şöyle buyurmuştur: “Mümin kullarımdan öyle kullar vardır ki din işlerinin düzelmesi ancak zenginlik, genişlik ve beden sağlığı ile olur; ben de onları zenginlik, genişlik ve beden sağlığı ile imtihan ederim de din işleri bununla düzelir. Mümin kullarımdan öyle kullar da vardır ki din işlerinin düzelmesi ancak fakirlik, yoksulluk ve bedenlerindeki hastalık ile olur; ben de onları fakirlik, yoksulluk ve hastalık ile imtihan ederim de din işleri bununla düzelir. Ben, mümin kullarımın din işlerinin neyle düzeleceğini en iyi bilenim. Mümin kullarımdan öyle kimse vardır ki ibadetimde gayret eder, uykusundan ve yumuşak yastığından kalkar, geceleri benim için teheccüd kılar ve ibadetimde kendisini yorar; fakat ben, ona olan gözetimim ve onu korumam sebebiyle bir gece veya iki gece uyku basması veririm, o da sabaha kadar uyur; sonra kalktığında kendisine kızar ve kendisini kınar. Eğer onu, ibadetimden istediği şeyle baş başa bıraksaydım, bu sebeple kendisine ucub girerdi; ucub da onu amelleriyle fitneye düşürürdü. Bundan dolayı, amellerine hayranlığı ve kendinden razı olması sebebiyle helakine yol açacak şey ona gelirdi; nihayet kendisinin âbidleri geçtiğini ve ibadetinde kusur sınırını aştığını sanırdı. O zaman, bana yaklaştığını zannettiği hâlde benden uzaklaşırdı. Öyleyse sevabım için amel edenler, yaptıkları amellerine güvenmesinler; çünkü eğer gayret etseler, nefislerini yorsalar ve ömürlerini ibadetimde tüketseler bile, benim katımda istedikleri ikramıma, cennetlerimdeki nimetlere ve yanımdaki yüce derecelerime ulaşma hususunda ibadetimin hakikatine erişememiş ve kusurlu kalmış olurlar. Fakat rahmetime güvensinler, lütfumla sevinsinler ve bana güzel zan besleyerek huzur bulsunlar. İşte o zaman rahmetim onlara yetişir, ihsanım onları rızama ulaştırır ve mağfiretim onlara affımı giydirir. Çünkü ben Allah’ım; Rahmân ve Rahîm’im ve kendimi bununla adlandırdım.”