Ali b. İbrahim → Sâlih b. Sindî → Ca‘fer b. Beşîr → Ali b. Ebî Hamza → Ebû Basîr’den nakletti:
Onun Ebû Abdullah’a şöyle sorduğunu işittim:
“Sana feda olayım, Allah Azze ve Celle’nin kullara farz kıldığı, bilmemelerinin kendilerine uygun olmadığı ve kendilerinden başkasının kabul edilmeyeceği din hakkında bana haber ver. O nedir?”
Buyurdu:
“Bana tekrar et.”
O da ona tekrar etti.
Buyurdu:
“Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın resulü olduğuna şehadet etmek, namazı kılmak, zekâtı vermek, yoluna gücü yeten kimsenin Beyt’i haccetmesi, ramazan ayı orucu.”
Sonra biraz sustu, ardından iki defa:
“Velâyet.”
buyurdu.
Sonra buyurdu:
“Allah’ın kullara farz kıldığı şey budur. Rab, kıyamet günü kullara: Sana farz kıldığım şeyden daha fazlasını niçin bana artırmadın, diye sormaz. Fakat kim artırırsa Allah da ona artırır. Resûlullah güzel ve hoş sünnetler koymuştur; insanların onları alması gerekir.”