İshak, Ahmed b. Muhammed b. el-Akra’dan rivayet etti. Dedi ki: Bana hizmetçi Ebu Hamza Nusayr rivayet etti. Dedi ki: Ebu Muhammed’i birçok kez gulamlarıyla kendi dillerinde; Türkçe, Rumca ve Sakâlibe diliyle konuşurken işittim. Buna şaşırdım ve içimden şöyle dedim: “Bu Medine’de doğdu. Ebu’l-Hasan vefat edinceye kadar kimseye görünmedi ve kimse onu görmedi. Bu nasıl olur?” Bunu içimden geçirirken bana yöneldi ve şöyle dedi: “Allah Tebâreke ve Teâlâ, hüccetini diğer yaratılmışlarından her şeyle ayırır. Ona dilleri, soyları bilmeyi, ecelleri ve olayları verir. Eğer böyle olmasaydı hüccet ile kendisine karşı delil getirilen arasında fark olmazdı.”