Muhammed b. İsmail → Fazl b. Şâzân ve Ali b. İbrahim → Babası; hepsi → İbn Ebî Umeyr → Hafs b. Buhterî → Ebu Abdullah.
Ebu Abdullah şöyle buyurdu: Cebrâil ayağıyla beş nehir açtı ve suyun dili onu takip etti: Fırat, Dicle, Mısır’ın Nil’i, Mihrân ve Belh nehri. Bunların suladığı veya bunlardan sulanan şey imama aittir. Dünyayı kuşatan deniz de imama aittir.
Ali b. İbrahim → Serrî b. Rebî‘.
Serrî b. Rebî‘ şöyle dedi: İbn Ebî Umeyr, Hişâm b. Hakem’i hiçbir şeye denk tutmazdı ve onun yanına gitmeyi aksatmazdı; sonra ondan koptu, ona muhalefet etti. Bunun sebebi şuydu: Ebu Mâlik el-Hadramî, Hişâm’ın adamlarından biriydi. Onunla İbn Ebî Umeyr arasında imamet konusunda bir tartışma meydana geldi. İbn Ebî Umeyr şöyle dedi: Dünya bütünüyle mülkiyet bakımından imama aittir ve imam, onu ellerinde bulunduranlardan ona daha evladır. Ebu Mâlik ise şöyle dedi: Böyle değildir; insanların mülkleri kendilerine aittir. Ancak Allah’ın imam için hükmettiği fey, humus ve ganimet bunun dışındadır; işte bunlar onundur. Allah ayrıca imama bunları nereye koyacağını ve onlarla nasıl davranacağını da açıklamıştır. Bunun üzerine ikisi Hişâm b. Hakem’i hakem olarak kabul ettiler ve onun yanına gittiler. Hişâm, İbn Ebî Umeyr’e karşı Ebu Mâlik lehine hüküm verdi. Bunun üzerine İbn Ebî Umeyr öfkelendi ve bundan sonra Hişâm’ı terk etti.