"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 644

Bir adam Ebû Ca‘fer’e şöyle dedi:

“Ey Resulullah’ın oğlu! Bana kızma.”

İmam: “Neden?” dedi.

Adam: “Sana sormak istediğim şeyden dolayı.” dedi.

İmam: “Söyle.” dedi.

Adam: “Kızma.” dedi.

İmam: “Kızmam.” dedi.

Adam şöyle dedi:

“Kadir gecesi, meleklerin ve ruhun o gecede vasilere inişi hakkındaki sözünü düşündüm. Onlara Resulullah’ın önceden bilmediği bir emir mi getirirler, yoksa Resulullah’ın bildiği bir emri mi getirirler? Oysa sen biliyorsun ki Resulullah, ilminden hiçbir şey olmaksızın ölmedi; hepsinin Ali’de bir kavrayıcısı vardı.”

Ebû Ca‘fer şöyle buyurdu:

“Benim seninle ne işim var ey adam? Seni yanıma kim soktu?”

Adam: “Beni senin yanına dini aramak için kader soktu.” dedi.

İmam şöyle buyurdu:

“Sana söyleyeceğimi anla. Resulullah miraç ettirildiğinde, Allah Celle Zikruhû ona olmuş ve olacak şeyin ilmini bildirmeden aşağı indirmedi. Bu ilminin çoğu genel esaslar hâlindeydi; açıklaması Kadir gecesinde gelirdi. Ali b. Ebî Tâlib de ilmin genel esaslarını bilirdi; açıklaması ise Resulullah ile olduğu gibi Kadir gecelerinde gelirdi.”

Soran kişi: “Genel esaslarda açıklama yok muydu?” dedi.

İmam: “Evet vardı; fakat Kadir gecelerinde Allah Teâlâ’dan peygambere ve vasilere şu emir gelir: ‘Bildikleri bir iş hakkında şöyle şöyle yapın.’ Onlara o işte nasıl davranacakları emredilir.”

Ben: “Bunu bana açıkla.” dedim.

İmam şöyle buyurdu:

“Resulullah, ilmin genelini ve açıklamasını korumuş olarak vefat etti.”

Ben: “O hâlde Kadir gecelerinde ona gelen ilim neyin ilmiydi?” dedim.

İmam şöyle buyurdu:

“Önceden bildiği şey hakkında emir ve kolaylıktı.”

Soran kişi: “Kadir gecelerinde onlara bildiklerinden başka bir ilim meydana gelir mi?” dedi.

İmam şöyle buyurdu:

“Bu, gizlemeleri emredilen şeylerdendir. Sorduğun şeyin açıklamasını Allah Azze ve Celle’den başkası bilmez.”

Soran kişi: “Vasiler, peygamberlerin bilmediği şeyi bilirler mi?” dedi.

İmam şöyle buyurdu:

“Hayır. Bir vasi, kendisine vasiyet edilen ilimden başkasını nasıl bilebilir?”

Soran kişi: “Vasilerden birinin, diğerinin bilmediği şeyi bildiğini söylememiz bize caiz midir?” dedi.

İmam: “Hayır. Hiçbir peygamber ölmez ki onun ilmi vasisinin içinde bulunmasın. Melekler ve ruh, Kadir gecesinde kullar arasında hükmedilecek hükümle inerler.”

Soran kişi: “Onlar bu hükmü bilmiyorlar mıydı?” dedi.

İmam: “Evet, biliyorlardı; fakat Kadir gecelerinde gelecek yıla kadar nasıl davranacakları kendilerine emredilmeden ondan hiçbir şeyi yürürlüğe koyamazlar.”

Soran kişi: “Ey Ebû Ca‘fer! Bunu inkâr edemem.” dedi.

Ebû Ca‘fer şöyle buyurdu:

“Kim bunu inkâr ederse bizden değildir.”

Soran kişi: “Ey Ebû Ca‘fer! Peygambere Kadir gecelerinde önceden bilmediği bir şey gelir miydi?” dedi.

İmam şöyle buyurdu:

“Bunu sorman sana helâl değildir. Olmuş ve olacak şeyin ilmine gelince, hiçbir peygamber ve hiçbir vasi ölmez ki ondan sonraki vasi bunu bilmesin. Fakat sorduğun bu ilme gelince, Allah Azze ve Celle vasileri, kendi nefisleri dışında kimseyi ona muttali kılmamıştır.”

Soran kişi: “Ey Resulullah’ın oğlu! Kadir gecesinin her yıl olduğunu nasıl bileyim?” dedi.

İmam şöyle buyurdu:

“Ramazan ayı geldiğinde her gece Duhân suresini yüz defa oku. Yirmi üçüncü gece geldiğinde, sorduğun şeyin doğrulanışına bakıyor olacaksın.”

https://kutsalayet.de/kafi-643/,https://kutsalayet.de/kafi-645/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız