Aynı isnatla Ebû Abdullah’tan rivayet edildi. Ebû Abdullah şöyle buyurdu:
Ali b. Hüseyin şöyle derdi: “Biz onu Kadir gecesinde indirdik.” Allah Azze ve Celle doğru söyledi; Allah Kur’an’ı Kadir gecesinde indirdi. “Kadir gecesinin ne olduğunu sana ne bildirdi?” Resulullah: “Bilmiyorum.” dedi. Allah Azze ve Celle şöyle buyurdu: “Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.” Yani içinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır. Allah Resulullah’a: “Onun neden bin aydan daha hayırlı olduğunu biliyor musun?” dedi. O: “Hayır.” dedi. Allah şöyle buyurdu: “Çünkü o gecede melekler ve ruh, Rablerinin izniyle her işten inerler.” Allah Azze ve Celle bir şeye izin verdiğinde ondan razı olmuş demektir. “O gece tan yeri ağarıncaya kadar selamdır.” Yani: Ey Muhammed, meleklerim ve ruhum, inişlerinin ilk anından tan yeri ağarıncaya kadar sana benim selamımla selam verirler.
Sonra Allah kitabının bir yerinde şöyle buyurdu: “Öyle bir fitneden sakının ki içinizden yalnızca zulmedenlere isabet etmekle kalmaz.” (Enfâl 25) Bu, “Biz onu Kadir gecesinde indirdik” hakkındadır. Yine kitabının bir yerinde şöyle buyurdu: “Muhammed ancak bir resuldür; ondan önce de resuller gelip geçmiştir. O ölür veya öldürülürse gerisin geriye mi döneceksiniz? Kim gerisin geriye dönerse Allah’a hiçbir zarar veremez. Allah şükredenleri mükâfatlandıracaktır.” (Âl-i İmrân 144)
Birinci ayet hakkında şunu söyler: Muhammed vefat ettiğinde Allah Azze ve Celle’nin emrine muhalefet edenler, “Kadir gecesi Resulullah ile birlikte geçip gitmiştir” derler. İşte bu, özellikle onlara isabet eden fitnedir. Onlar bununla gerisin geriye dönmüşlerdir. Çünkü eğer “Kadir gecesi gitmedi” derlerse, onda Allah Azze ve Celle’ye ait bir emrin bulunması zorunlu olur; emri kabul ettiklerinde ise o emrin bir sahibinin bulunması da zorunlu olur.