"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 425

Bu kitabın müellifi Muhammed b. Ya‘kūb el-Küleynî şöyle dedi:

Ali b. İbrahim, babasından; o da Abbas b. Ömer el-Fukaymî’den; o da Hişâm b. Hakem’den rivayet etti ki Ebû Abdullah, kendisine:

“Peygamberleri ve resulleri hangi yoldan ispat ettin?” diye soran zındığa şöyle buyurdu:

“Biz, kendimiz için bir yaratıcı ve yapıcı bulunduğunu, onun bizden ve yarattığı her şeyden yüce olduğunu ispat ettiğimizde ve bu yaratıcının hikmet sahibi, yüce bir varlık olduğunu kabul ettiğimizde; yaratılmışların onu görmelerinin, ona dokunmalarının, onunla doğrudan ilişki kurmalarının, onunla tartışmalarının ve onun da onlarla tartışmasının mümkün olmadığı ortaya çıkar. Böyle olunca, onun yaratıkları arasında kendisinden kullarına mesaj taşıyan elçilerinin bulunması gerektiği sabit olur. Bu elçiler, kulları maslahatlarına ve faydalarına yöneltirler; kendileri için varlıklarının devamını sağlayan şeyleri ve terk etmeleri hâlinde yok oluşlarına sebep olacak hususları onlara bildirirler.

Böylece yaratıkları arasında hikmet sahibi ve her şeyi bilen Allah adına emreden ve yasaklayan kimselerin bulunduğu sabit olur. Bunlar Allah adına konuşan kimselerdir. Onlar peygamberler ve Allah’ın yaratıkları arasından seçtiği seçkin kullarıdır. Hikmetle eğitilmiş, hikmetle gönderilmiş kimselerdir. İnsanlarla yaratılış ve beden yapısı bakımından ortak yönlere sahip olsalar da durumlarının hiçbir yönünde onlarla aynı değildirler. Hikmet sahibi ve her şeyi bilen Allah tarafından hikmetle desteklenmişlerdir.

Sonra bu durumun, resullerin ve peygamberlerin getirdiği deliller ve burhanlar sayesinde her devirde ve her zamanda mevcut olduğu sabit olmuştur. Böylece Allah’ın yeryüzü, yanında ilim bulunan, sözünün doğruluğuna ve adaletinin geçerliliğine delâlet eden bir hüccetten hiçbir zaman boş kalmaz.”

https://kutsalayet.de/kafi-424/,https://kutsalayet.de/kafi-426/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız