Ali b. İbrahim, babasından, o da İsmail b. Merrâr’dan, o da Yûnus b. Abdurrahman’dan rivayet etti. Yûnus şöyle dedi:
Ebü’l-Hasan er-Rızâ bana şöyle buyurdu:
“Ey Yûnus! Kaderiyye’nin görüşünü benimseme. Çünkü Kaderiyye ne cennet ehlinin sözüne, ne cehennem ehlinin sözüne, ne de İblis’in sözüne uymuştur.
Cennet ehli şöyle demiştir:
‘Bizi buna ulaştıran Allah’a hamdolsun. Allah bize hidayet vermeseydi biz doğru yolu bulamazdık.’ (A‘râf 43)
Cehennem ehli ise şöyle demiştir:
‘Rabbimiz! Bedbahtlığımız bize galip geldi ve biz sapmış bir topluluk olduk.’ (Mü’minûn 106)
Ebü’l-Hasan er-Rızâ bana şöyle buyurdu: “Ey Yûnus! Kaderiyye’nin görüşünü benimseme. Çünkü Kaderiyye ne cennet ehlinin sözüne, ne cehennem ehlinin sözüne, ne de İblis’in sözüne uymuştur. Cennet ehli şöyle demiştir: ‘Bizi buna ulaştıran Allah’a hamdolsun. Allah bize hidayet vermeseydi biz doğru yolu bulamazdık.’ (A‘râf 43) Cehennem ehli ise şöyle demiştir: ‘Rabbimiz! Bedbahtlığımız bize galip geldi ve biz sapmış bir topluluk olduk.’ (Mü’minûn 106) İblis de şöyle demiştir: ‘Rabbim! Beni azdırmana karşılık…’ (Hicr 39).”
Ben dedim ki: “Allah’a yemin ederim ki ben onların dediğini söylemiyorum. Ben ancak şöyle diyorum: Allah’ın dilediği, irade ettiği, takdir ettiği ve hükmettiği şeyden başka bir şey meydana gelmez.”
Bunun üzerine şöyle buyurdu:
“Ey Yûnus! Mesele senin söylediğin gibi değildir. Ancak Allah’ın dilediği, irade ettiği, takdir ettiği ve hükmettiği şey meydana gelir. Ey Yûnus! Meşîetin ne olduğunu biliyor musun?”
Dedim ki:
“Hayır.”
Buyurdu ki:
“Meşîet ilk zikirdir.”
Sonra:
“İradenin ne olduğunu biliyor musun?” diye sordu.
Dedim ki:
“Hayır.”
Buyurdu ki:
“İrade, Allah’ın dilediği şey hakkındaki kesin kararlılığıdır.”
Sonra:
“Kaderin ne olduğunu biliyor musun?” diye sordu.
Dedim ki:
“Hayır.”
Buyurdu ki:
“Kader; kalıcılık ve yok oluş bakımından sınırların belirlenmesi ve ölçülerin tayin edilmesidir.”
Daha sonra şöyle buyurdu:
“Kaza ise hükmün kesinleştirilmesi ve şeyin fiilen ortaya konulmasıdır.”
Yûnus şöyle dedi:
Bunun üzerine başını öpmek için kendisinden izin istedim ve:
“Bana şimdiye kadar farkında olmadığım bir kapı açtın.” dedim.