Ali b. Muhammed’in, ashabımızdan bir topluluktan, onların Ahmed b. Muhammed b. Hâlid’den, onun Yakub b. Yezîd’den, onun İbn Ebi Umeyr’den, onun İbn Uzeyne’den rivayet ettiğine göre Ebu Abdullah, Aziz ve Celil olan Allah’ın:
“Üç kişinin gizli konuştuğu hiçbir durum yoktur ki O onların dördüncüsü olmasın; beş kişinin gizli konuştuğu hiçbir durum da yoktur ki O onların altıncısı olmasın…” (Mücâdele 7)
sözü hakkında şöyle buyurdu:
“O birdir; zatı bakımından tektir. Yaratıklarından ayrıdır. Kendisini de böyle nitelemiştir. Bununla beraber gözetmesi, kuşatması ve kudreti ile her şeyi kuşatmıştır. Göklerde ve yerde bir zerre ağırlığınca şey O’ndan gizli kalmaz; bundan daha küçüğü de daha büyüğü de O’nun ilim ve kuşatmasının dışına çıkmaz. Bu, zatıyla değil; ilmi ve kuşatıcılığı iledir. Çünkü mekânlar sınırlıdır ve dört taraflı sınırlar tarafından kuşatılmıştır. Eğer O zatıyla mekânda bulunsaydı, mekân tarafından kuşatılması gerekirdi.”