"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 309

Ahmed b. İdrîs’in, Muhammed b. Abdülcebbâr’dan, onun Safvân b. Yahyâ’dan, onun Fudayl b. Osman’dan, onun İbn Ebi Ya‘fûr’dan rivayet ettiğine göre İbn Ebi Ya‘fûr şöyle dedi:

Ebu Abdullah’a Aziz ve Celil olan Allah’ın:

“O ilktir ve sondur.” (Hadîd 3)

sözü hakkında soru sordum ve:

“İlk oluşunu biliyoruz; fakat son oluşunun tefsirini bize açıklayınız.” dedim.

Bunun üzerine şöyle buyurdu:

“Rabbu’l-âlemîn dışında hiçbir şey yoktur ki yok olmasın, değişime uğramasın, değişiklik ve zeval ona girmesin yahut bir renkten başka bir renge, bir hâlden başka bir hâle, bir sıfattan başka bir sıfata, bir artıştan eksilişe ve bir eksilişten artışa geçmesin. Ancak âlemlerin Rabbi böyleden münezzehtir. O daima aynı hâl üzeredir ve daima öyle kalacaktır. Her şeyden önce O vardır ve her zaman olduğu gibi yine O sondur. Sıfatlar ve isimler O’nun üzerinde, başkalarının üzerinde değiştiği gibi değişmez.

İnsan buna örnektir; bir zaman toprak olur, bir zaman et ve kan hâline gelir, bir zaman da ufalanmış kemik ve çürümüş kalıntı hâline dönüşür. Yine hurma meyvesi önce ham koruk olur, sonra çağla hâline gelir, sonra yaş hurma olur, ardından kuru hurmaya dönüşür. Böylece onun üzerinde isimler ve sıfatlar değişir. Aziz ve Celil olan Allah ise bunun aksinedir.”

https://kutsalayet.de/kafi-308/,https://kutsalayet.de/kafi-310/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız