Ashabımızdan bir grubun, Ahmed b. Muhammed’den, onun Nuh b. Şuayb en-Nîsâbûrî’den, onun Ubeydullah b. Abdullah ed-Dehkân’dan, onun Dürüst b. Ebi Mansûr’dan, onun Urve b. Şuayb el-Akarḳûfî’den, onun Şuayb’dan, onun da Ebu Basîr’den rivayet ettiğine göre Ebu Basîr şöyle dedi:
Ebu Abdullah’ın şöyle buyurduğunu işittim:
Emîru’l-Mü’minîn şöyle buyururdu:
“Ey ilim talibi! İlim pek çok fazilete sahiptir. Onun başı tevazudur. Gözü hasetten uzak olmaktır. Kulağı anlayıştır. Dili doğruluktur. Onu korumak araştırıp incelemektir. Kalbi güzel niyettir. Aklı eşya ve olayları tanımaktır. Eli merhamettir. Ayağı âlimleri ziyaret etmektir. Gayesi selamettir. Hikmeti vera ve sakınmadır. Karargâhı kurtuluştur. Rehberi afiyet ve esenliktir. Bineği vefadır. Silahı yumuşak sözdür. Kılıcı rızadır. Yayı insanlarla iyi geçinmektir. Ordusu âlimlerle müzakere etmektir. Malı edeptir. Hazinesi günahlardan kaçınmaktır. Azığı iyilik yapmaktır. Suyu uzlaşma ve barıştır. Kılavuzu hidayettir. Yol arkadaşı ise iyi insanları sevmektir.”