Ashabımızdan bir grubun, Ahmed b. Muhammed el-Berkî’den, onun İsmail b. Mihrân’dan, onun Ebu Saîd el-Kammât’tan, onun Halebî’den, onun da Ebu Abdullah’tan rivayet ettiğine göre Ebu Abdullah şöyle dedi:
Emîru’l-Mü’minîn şöyle buyurdu:
“Size gerçek fakihin kim olduğunu haber vereyim mi? Gerçek fakih; insanları Allah’ın rahmetinden ümitsizliğe düşürmeyen, onları Allah’ın azabından güvende hissettirmeyen, Allah’a karşı işlenecek günahlarda onlara ruhsat vermeyen ve Kur’an’ı bırakıp başka şeylere yönelmeyen kimsedir. Dikkat edin! Anlayış bulunmayan ilimde hayır yoktur. Dikkat edin! Üzerinde düşünülmeyen kıraatte hayır yoktur. Dikkat edin! İçinde tefekkür bulunmayan ibadette hayır yoktur.”
Başka bir rivayette ise şöyle geçmektedir:
“Dikkat edin! Anlayış bulunmayan ilimde hayır yoktur. Dikkat edin! Üzerinde düşünülmeyen kıraatte hayır yoktur. Dikkat edin! Fıkıh ve anlayış bulunmayan ibadette hayır yoktur. Dikkat edin! Takva ve sakınma bulunmayan kullukta hayır yoktur.”