Bu yıl meydana gelen olaylar arasında, Mekke’ye gitmekte olan bir grup Abbâsî taraftarının Kûfe’ye gelmesi de vardı. Bazı tarihçilere göre, Abbâsî davetinin lideri olan Ebû Müslim’i, Bükeyr b. Mâhân, Îsâ b. Ma‘kıl el-İclî’den satın aldı.
Bu konuda rivayetler farklıdır. Ali b. Muhammed (el-Medâinî) – Hamza b. Talha es-Sülemî – babası yoluyla şöyle rivayet eder:
Bükeyr b. Mâhân, Sind valilerinden birinin kâtibiydi. Kûfe’ye geldi ve Abbâsî taraftarları orada bir evde toplandılar. Ardından haklarında bazı fitne çıkarıcı söylentiler yayıldı ve tutuklandılar. Bükeyr hapse atıldı, diğerleri ise serbest bırakıldı. Hapiste ayrıca Ebû Âsım Yûnus ile Îsâ b. Ma‘kıl el-İclî de bulunuyordu ve onun yanında hizmetkârı olarak Ebû Müslim vardı.
Bükeyr onları Abbâsî davasını desteklemeye davet etti ve onlar da bu görüşü benimsediler. Sonra Bükeyr, Îsâ b. Ma‘kıl’a: “Bu genç kim?” diye sordu. Îsâ: “Bir köledir” dedi. Bükeyr: “Onu satar mısın?” diye sordu. Îsâ: “O senindir” dedi. Bükeyr: “Yine de uygun bir bedel almak isterim” deyince Îsâ: “Onu istediğin bedelle alabilirsin” dedi. Bunun üzerine Bükeyr dört yüz dirhem verdi.
Daha sonra hapisten çıktılar. Bükeyr, Ebû Müslim’i İbrahim’e gönderdi. İbrahim onu Mûsâ es-Serrâc’a verdi. Ebû Müslim, Mûsâ’dan çok şey öğrendi ve onun öğrettiklerini ezberledi. Ardından Horasan’a sık sık seyahat etmeye başladı.
Başka bir rivayete göre ise, 124 yılında Süleyman b. Kesîr, Mâlik b. el-Heysem, Lâhiz b. Kureyz ve Kahtabe b. Şebîb Horasan’dan Mekke’ye doğru yola çıktılar. Kûfe’ye vardıklarında, Abbâsî propagandası yaptığı şüphesiyle hapsedilmiş olan Âsım b. Yûnus el-İclî’nin yanına gittiler. Onunla birlikte Îsâ ve İdrîs b. Ma‘kıl da hapisteydi ve onların yanında hizmetkâr olarak Ebû Müslim bulunuyordu.
Horasanlılar Ebû Müslim’de bazı olağanüstü özellikler fark ettiler ve “Bu kim?” diye sordular. Hapistekiler: “Bu, bizimle birlikte olan Serrâcîn mahallesinden bir gençtir” dediler. Ebû Müslim, Îsâ ve İdrîs’in Abbâsî davası hakkında konuşmalarını dinliyor ve onları duyunca ağlıyordu. Onun bu hâlini görünce onu davaya katılmaya çağırdılar ve o da kabul etti.
Bu yıl Süleyman b. Hişam bir yaz seferine çıktı, Bizans kralı Leo ile karşılaştı ve ganimet alarak sağ salim döndü.
el-Vâkıdî’ye göre bu yıl Muhammed b. Ali b. Abdullah b. Abbâs vefat etti.
Ahmed b. Sâbit – onun râvileri – İshak b. İsa – Ebu Ma‘şer rivayetine göre bu yıl hac emirliğini Muhammed b. Hişam b. İsmail yaptı. el-Vâkıdî de aynı rivayeti aktarır.
Yine bu yıl Abdülaziz b. el-Haccâc b. Abdülmelik, eşi Ümmü Seleme (Hişam b. Abdülmelik’in kızı) ile birlikte hacca gitti.
Muhammed b. Ömer (el-Vâkıdî) – Yezid, Ebû’z-Zinâd’ın mevlâsı yoluyla şöyle anlatır: Muhammed b. Hişam’ı Ümmü Seleme’nin kapısında gördüm. Ona selam gönderiyor, kapısında birçok hediye bulunuyordu. Onları kabul etmesini rica etti fakat o kabul etmedi. Sonunda, artık kabul etmeyeceğini anlayınca, hediyelerin içeri alınmasını emretti.
Bu yılda garnizon şehirlerinin âmilleri, 122 ve 123 yıllarındaki kimselerin aynısıydı ve daha önce zikredilmişti.